
Yakın zamanda Galataport içerisinde yer alan İstanbul Modern’i ziyaret etmiştim. Bu geziden öyle memnun kaldım ve Tophane’nin yeni halini o kadar beğendim ki, buraya tekrar gelmeli ve diğer ziyaret edilecek yerleri de listeme eklemeliyim dedim kendi kendime.
İstanbul Modern’in Seyir Terası’ndan bakarken dikkatimi çekti İstanbul Resim ve Heykel Müzesi. Tophane’de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi’ne ait bir müze olduğunu biliyordum ancak İstanbul Modern ile komşu olduklarını ve Galataport içerisinde olduğunu bilmiyordum. Bu bilgiyi cebime koydum ve ilk müsait haftasonunda bu kez İRHM için ziyaret ettim Tophane’yi.
Zaten vapurla geldiğim bu yolculuk daha vapurdayken gördüğüm Tarihi Yarımada manzaraları ve Galata Kulesi ile şenlenmişti bile. Üzerine biraz da kültür-sanat eklemek kalmıştı ve İRHM bana bu fırsatı sunmuş oldu.
Hap Bilgiler ve İçerik:
- İstanbul Resim ve Heykel Müzesi Nerede? – Tophane’de bulunan İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nin konum ve ulaşım detaylarını burada bulabilirsiniz.
- Müzekart Geçerli mi? Giriş Ücreti Nedir? – IRHM’de Müzekart+ geçerli değil. Bileti ziyaretinizden önce müze girişindeki gişeden alabilirsiniz. Müze ziyaret saatleri ve giriş ücretleriyle ilgili ayrıntılar için bu bağlantıya tıklayarak bilgi alabilirsiniz.
- Ne Kadar Zaman Gerekli ? – İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’ni gezmek için kişiye göre değişmekle birlikte, yaklaşık 3-4 saat gerekiyor. Müzeye ne kadar zaman ayırmanız gerektiğini merak ediyorsanız, yanıtı bu bağlantıda bulabilirsiniz.
- İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nde Neler Var? – Müzede bulunan sergi salonlarıyla ilgili ayrıntılı bilgilere aşağıdan ulaşabilirsiniz:
İstanbul Resim ve Heykel Müzesi (İRHM) Nerede?

İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, restore edilerek açılan Galataport kompleksi içerisindeki Tophane Saat Kulesi Meydanı’nda bulunan müzelerden bir tanesi. Bir diğeri de hemen komşu sanat merkezi olan İstanbul Modern.
Galataport Karaköy vapur iskelesine 800 mt uzaklıkta, yani yaklaşık 10 dk yürüme mesafesinde. Anadolu yakasından gelecekler için araya bir vapur keyfi katmak, Tarihi Yarımada’yı izleyerek gelmek ve ardından Karaköy sokaklarından yürüyerek müzeye ulaşmak ayrı keyifli.
Kabataş tramvayını kullanacaklar için, tramvay durağı oldukça yakın, 250 mt uzaklıkta.
Eğer özel aracınızla gelecekseniz müzenin kendi otoparkı bulunmuyor, araç parkı için genelde Galataport otoparkı kullanılıyor. Galataport J kapısı müzeye en yakın çıkış noktası olarak belirtilmiş. (Araçla gelmeyi tecrübe etmediğim için bu konuda bilgim yok maalesef.)
Detaylı Müze’ye Ulaşım bilgilerini müzenin resmi web sitesinden de bulabilirsiniz:
Adres: Kılıçali Paşa Mah. Meclis-i Mebusan Cad. No:6, 34425 Beyoğlu / İstanbul
https://irhm.msgsu.edu.tr/ziyaret/
İstanbul Resim ve Heykel Müzesi Ziyareti: Müzekart Geçerli mi? Giriş Ücreti Nedir?

Müze Giriş Ücretleri:
İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nde Müzekart+ geçerli değil. Bileti ziyaretinizden önce müze girişindeki gişeden alabilirsiniz. Aldığınız bilet ile kapanış saatine kadar müzeye giriş-çıkış sağlanabiliyor. Güncel ücretleri ziyaretiniz öncesinde resmi web sitesinden kontrol edebilirsiniz.
Müze Ziyaret Saatleri:
Saat 10:00’da açılan müzeyi, haftaiçi 17:00’a kadar, Salı günleri ise 20:00’ye kadar ziyaret edebilirsiniz. İRHM Pazartesi günleri ise kapalı.
Salı:10:00- 20:00
Diğer günler : 10:00- 17:00
Müzeye ait güncel ziyaret saatleri ve ücretleri resmi web sitesinden bulabilirsiniz:
https://irhm.msgsu.edu.tr/ziyaret/
İstanbul Resim ve Heykel Müzesi İçin Ne Kadar Zaman Gerekli?

İRHM için ciddi bir vakit gerekiyor. Tüm müzeyi gezmek benim yaklaşık 3-4 saatimi aldı. Müze 17:00’de kapandığından ziyaretinizi buna göre ayarlamak gerekiyor.
Müzeye gelmişken Tophane Meydanı’nda vakit geçirebilir, Karaköy sokaklarında yeme-içme olayına girebilir, ya da Galataport’a doğru yönünüzü çevirmek isteyebilirsiniz.
Müze giriş katında müze mağazası bulunuyor. Kapanışı ise ister bir yürüyüşle ya da bir yemek molası ile muazzam deniz manzarasına karşı Galataport’da bitirmek çok keyifli.
İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nde Neler Var?



İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, kuruluşu erken Cumhuriyet Dönemi’ne kadar dayanan bir tarihe sahip. Müze, 12 bin civarındaki eser koleksiyonu ile Türkiye’nin en kapsamlı resim ve heykel müzelerinden biri olarak öne çıkıyor. Türk resim tarihinin 1800’lü yıllardan günümüze kadar gelişimini kronolojik ve tematik olarak sırayla gözlemleme şansı bulabiliyorsunuz.
Müze hakkındaki oldukça detaylı bilgilere müzenin resmi sitesinden ulaşabilirsiniz:
https://irhm.msgsu.edu.tr/muze-hakkinda/
Müze Sergi Salonları
Dört katlı müzenin 1-2-3. Katları ziyaret ediliyor. Temalara göre ve kronolojik olarak sıralanmış 34 farklı salon bulunuyor. Türk resim ve heykel sanatının dönemsel olarak gelişimi sergileniyor. Müze girişinde alacağınız kat planına göre 1.kattan başlayarak yukarıya doğru ziyaret edebilirsiniz.
Her salon girişi kat planına göre numaralandırılmış, her salonda o temaya ait bilgiler mevcut. Benim özellikle en çok ilgimi çeken salonlar doğa yorumu, ölüdoğa, kübizm ve Osman Hamdi Bey üzerine olan sergiler oldu.
Birinci Kat Sergi Salonu:



Müzeyi gezmeye birinci kattaki sergi salonu ile başlıyoruz. Salonlar kronolojik olarak numaralandırılmış. Bu katta toplam 12 sergi salonu bulunuyor. 1800’lü yıllardaki Osmanlı Dönemi eserleri ile başlayan sergiler son olarak İnkılap Resimleri ile son buluyor.
Bu katta özellikle Osmanlı Resminde Doğa Yorumu, Osmanlı Resminde Ölü Doğa, Erken Cumhuriyet Dönemi’nde Geç Kübizm ve İnkılap Resimleri sergilerini çok etkileyici buldum. Bu katı gezmem yaklaşık 1 saat sürdü. (İkinci kata çıkmadan hemen alt kattaki cafe’de bir kahve arası verdim hatta biraz dinlenmek için 🙂 )
İkinci Kat Sergi Salonu:



İkinci kat sergi salonları Erken Cumhuriyet Dönemi olan 1930-1940’lı yıllardaki eserler ile başlayarak Anadolu Kübizm’i ile son buluyor.
Buradaki en sevdiğim sergi salonu Anadolu Kübizm’i oldu. İçimde bir kübist yatıyormuş da haberim yokmuş 🙂 Bir de Sosyal Gerçekçi Eğilimler sergisi de oldukça etkileyiciydi, özellikle resimlerdeki renk kullanımı ve temalar resim hakkında bir sanat tarihi geçmişi olmayan benim gibi ziyaretçiler için bile oldukça dikkat çekici.
Gelenek ve Soyutlama hakkında da iki çift sözüm olacak arkadaşlar müsaadenizle. Üç katlı sergi salonunda en boş gözlerle baktığım sergiler Soyut Sanat üzerine olanlardı. Renkler, şekiller çarpıcı, ve güzel. Ama aşırı mantıklı olan mühendis ruhlu benim gibi kişiler için resmin arkasında bir gerçekçilik aradığımda bulamadığım için çok anlamlandıramadığımı itiraf etmeliyim 🙂
Üçüncü Kat Sergi Salonu:



Ve geldik müzenin son katı olan üçüncü kattaki sergilere. Bu kattaki en etkileyici salon kuşkusuz ki Osman Hamdi Bey ve eserlerine ayrılmış salon. Bu salonu gezerken bir kez daha anladım ki Osman Hamdi Bey Osmanlı Dönemi kültür ve sanatının korunmasındaki en önemli kişilerden birisi. Osman Hamdi Bey olmasaydı bugün yüksek ihtimalle bir Arkeoloji Müzesi, bir İstanbul Resim ve Heykel Müzesi olmaz, olsa da bu koleksiyona sahip olmazdı. O yüzden ne kadar teşekkür etsek az.
Müzenin en ünlü eserlerinden biri olan Osman Hamdi Bey’e ait olan ve eşini resmettiği “Mimozalı Kadın ya da Marie” tablosu da Osman Hamdi Bey salonunda bulunuyor.
Üçüncü katta farklı resim tekniğiyle benim bile hemen dikkatimi çeken, İstanbul Modern’de de gördüğümü hemen hatırladığım Neşet Günal’a ait tabloların yer aldığı bir salon bulunuyor.
Üçüncü Kat sergileri giderek modernizm ve alternatif arayışlara doğru ilerleyerek, 1980 sonrası sanat ve Kaligrafik Eğilimler ile son buluyor.
Aynı kattaki geçici sergi salonunda da dönemsel olarak farklı sanatçılara ait koleksiyonların sergilendiği bir alan var.
Sonsöz:
İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, resim hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen, tarihi bir meydana doğru bakarak sergi salonlarını dolaşmayı seven kişiler için, etrafındaki yeme içme mekanları ve diğer aktivite fırsatları ile oldukça keyifli bir ortam sunan bir müze ziyaretine imkan sağlıyor.
Buraya gelmişken eğer hala vaktiniz ve enerjiniz varsa İstanbul Modern’deki sergileri de ziyaret edebilirsiniz. Ben her ikisini aynı güne sığdıramadığımdan farklı günlerde ziyaret ettim.
Yine yakın çevredeki MSÜ Kültür Merkezi Tophane-i Amire’de süreli sergiler olabiliyor, takip ederek buradaki sergileri de ziyaret etme fırsatı yaratabilirsiniz.
Zaten Galataport içindeki bir müze olduğundan, Galataport sahilinde Tarihi Yarımada manzaralı güzel bir yürüyüş yapabilir, kahvenizi çayınızı içebilir, bir yemek molası vermek isterseniz denize karşı yemeğinizi yiyebilirsiniz. (Bilindik zincir restoranlar ve cafeler bulunuyor.)
İstanbul Modern’e ait yazımı aşağıda bulabilirsiniz:
Keyifli geziler🎨

Bir Cevap Yazın