
Tophane üniversite yıllarımdayken nargilecileri ile ünlüydü. Nargileye hiç merakım olmadığı için Tophane’ye de merakım olmasa gerek o dönem. Sonra son yıllarda kendimi İstanbul’u daha fazla hakkıyla gezme isteği içinde bulunca, merak ettiğim yerlerden biri olarak çıktı karşıma Tophane: sanatıyla, müzesiyle, tarihiyle ve tüm hikayeleriyle Tophane yeni yüzüyle karşımızdaydı.
Yeni restorasyondan çıkmış haliyle, sanat konusunda bende açacağı ufukları düşünerek çıktım yola, Tophane’ye doğru. Çok fazla ne bekleyeceğimi de bilemeden aslında.
İçindekiler
- Tophane Gezilecek Yerler Haritası – Tophane’de ziyaret edilecek yerlere ait detayları burada bulabilirsiniz.
- Tophane’ye Giderken – Tophane’ye giderken yol üzerinde görebileceğiniz Karaköy sokakları ve yürüyüş rotası burada.
- Tophane Tarihi Yerler – Tophane bölgesindeki tarihi yerlerin detaylarını buradan inceleyebilirsiniz.
- Tophane Müzeler – İstanbul Modern ve İRHM hakkındaki detaylar için buraya göz atabilirsiniz.
- Tophane Yeme-İçme-Alışveriş – Tophane’deki yeme-içme mekanları ve alışveriş noktaları ise bu başlıkta.
Tophane Gezilecek Yerler Haritası
Tophane’ye Giderken
📌Karaköy İskelesi
📌Kemankeş Caddesi
📌Mumhane Caddesi
📌Kılıç Ali Paşa Mescidi Sokak
📌Ali Paşa Medresesi Sokak
Tophane Tarihi Yerler
🏛 Kılıç Ali Paşa Camii
🏛 Tophane Meydan Çeşmesi
🏛 Tophane Saat Kulesi
🏛 Nusretiye Camii
🏛 Tophane Kasrı
🏛 Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi
Tophane Müzeler
🎨IRHM (İstanbul Resim ve Heykel Müzesi)
🎨İstanbul Modern Sanat Müzesi
Tophane Yeme-İçme-Alışveriş
🎁Galataport İstanbul
Tophane’ye Giderken

Tophane’ye Anadolu yakasından gelen birisi olarak en keyifli yolculuk tabii ki vapurla gelmek. Vapura bindiğiniz anda başlıyor İstanbul’un hem tarihi dokusu, hem de o eşsiz masmavi güzelliği gözlerinizi doldurmaya.
Karaköy İskelesi‘nde inip de karşıya baktığınızda Sarayburnu‘nun en güzel manzaralarından biriyle karşılaşıyorsunuz. Tüm tarihi yarımada bir burun gibi uzanıyor bütün ihtişamıyla.
İskeleden çıkıp da İstanbul Modern ve İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nin de içinde bulunduğu Galataport kompleksine doğru ilerlerken başlıyor İstanbul’un o kıpır kıpır, neşeli, hareketli hali. Kemankeş Caddesi ve sonrasındaki Mumhane Caddesi boyunca türlü türlü cafe’ler, restoranlar ve vakit geçirebileceğiniz mekanlar sıralanıyor art arda.
Renkli sokakları geride bırakıp da Kılıç Ali Paşa Mescidi Sokak ve Ali Paşa Medresesi Sokak‘a doğru yöneldiğinizde ise Tophane’nin tarihi yerleri ile burun buruna geliyorsunuz.
İşte böyle tarihin, sanatın, modernizmin, ve damak zevkinin bir arada bulunduğu bir yer Tophane.
Tophane Tarihi Yerler
Tophane’deki tarihi yerlerin aslında hepsi birbirine çok yakın, hatta bir arada diyebiliriz. Bu bölgeye geldiğinizde ister istemez, hatta bazen de fark etmeden yanından geçebileceğiniz kadar çevrede olmalarına gözümüz alışmış belki de.
Kılıç Ali Paşa Külliyesi

Ali Paşa Medresesi Sokak’ı ardınızda bıraktığınızda, karşımıza Kılıç Ali Paşa Külliyesi çıkıyor. Aslında burası Osmanlı Dönemi kaptanlarından olan Kılıç Ali Paşa tarafından Mimar Sinan’a ısmarlanmış olan bir külliye. İçinde Kılıç Ali Paşa Camii, Medresesi, Hamam ve Türbesini barındırıyor. Burada en dikkat çeken mimari yapı elbette Kılıç Ali Paşa Camii.
Kılıç Ali Paşa Camii’nin kendine has bir hikayesi de var. Okuduğum kaynaklardan özet vermek gerekirse, İtalyan asıllı kaptanımız Kılıç Ali Paşa bir cami yaptırmak ister. Ancak paşaya “bütün deryalar senin, sana kara veremeyiz” denerek, bu talebi reddedilir. Bunun üzerinde de paşa denizi doldurarak, günümüzdeki Tophane semtindeki bu külliyeyi yaptırır.
Rivayetlerden bir diğeri de, paşanın Mimar Sinan’a bu caminin yapılmasını ısmarlarken, Ayasofya’ya benzemesini talep etmesi. Ayasofya’nın ana kubbeyi destekleyen yarım kubbeleri ve sonradan eklenen destek payandaları ile, ve cami içindeki iki katlı sütun yapısı ile benzerlik olduğunu söylemek mümkün.
Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi

Meclis-i Mebusan Caddesi’ne indiğimizde, Kılıç Ali Paşa Camii’nin hemen karşısında bugün Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi’ne bağlı olan Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi‘ni görürüz. Aslında burası tam olarak bu semte ismini veren yapının ta kendisi.
Günümüzde Kültür ve Sanat Merkezi olarak hizmet veren yapı, Osmanlı İmparatorluğu döneminde, İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından kurulan ve uzun yıllar top dökümünün gerçekleştirildiği bir yapı olarak biliniyor.
Sergilerin olduğu dönemlerde sanat merkezi sergi hollerinin ziyaret edilebildiğine dair bilgi okusam da, henüz içerisini ziyaret etme şansım olmadı.
Caddenin iki yakasında bulunan Kılıç Ali Paşa Camii ve Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’ni de geçtikten sonra Tophane Parkı’na çıkıyoruz. Burada da Tophane’nin en simge yapılarından biri olan Tophane Meydan Çeşmesi bulunuyor. Parkın içinden camii ve çeşmenin birlikte görüntüsü de oldukça akılda kalıcı.
Tophane Meydanı

Ve geldik Tophane’nin asıl meydanına. Yani Tophane-i Amire Sancak Kulesi‘nin ve Nusretiye Camii‘nin birlikte nakış gibi zarif ve estetik göründüğü o güzel meydana. Tophane Kasrı‘nın da bulunduğu bu meydan bence semtin en ikonik yerlerinden birisi.
1840’lı yıllarda Sultan Abdülmecit tarafından yaptırılan saat kulesinin, öncelikle sancak kulesi olarak tasarlanıp, daha sonra saat kulesine dönüştürüldüğü düşünülüyor. Neoklasik tarzda inşa edilen Nusretiye Cami’sinin ise, tarihi İstanbul’un sınırları dışında inşa edilmiş en büyük camilerden birisi olduğu kabul ediliyor.
Tophane aslında temel olarak askeri amaçlarla kurulmuş bir semt. Bu açıdan bakıldığında da, yine aynı bahçe içinde bulunan Tophane Kasrı, padişahların Tophane’deki askeri tesisleri ziyaretleri veya şehre ziyarete gelen yabancı ziyaretçilerin karşılanması esnasında kullanılmış. Tophane Kasrı, günümüzde Mimar Sinan Üniversitesi bünyesinde, bu sebeple iç kısım sadece sergi günlerinde ziyaret edilebiliyor.
Tophane Müzeler

Tophane Meydanı’na geldiğimizde Sancak Kulesi’nin hemen arkasındaki yapı MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi. Sağındaki yapı ise İstanbul Modern. Her iki müzeyi de hakkıyla görmenizi tavsiye ederim. Aynı gün içinde bu kadar sanatsal etkene maruz kalmak bünyeme fazla geleceği için, ve bir günde iki müzeyi birden gezebilmek oldukça zor olacağından, iki müzeyi de ayrı günlerde geniş geniş gezdim.
He iki müzeye dair detaylı blog yazılarımı aşağıda bulabilirsiniz:
IRHM için; (ki bence daha önce ziyaret edilmesi gereken, okul niteliğinde bir müze olduğunu düşünüyorum)
İstanbul Modern için; (Müze içinde gezerken, Seyir Terası’nı ve mükemmel Tophane ve Galata manzaralarını mutlaka görün)
Tophane Yeme-İçme-Alışveriş

2021’de Tophane Sahili’nde tam da Boğaz kenarında Galataport açıldı. Aslında insanların akın akın Tophane’ye gitmeye başlaması da tam olarak Galataport’un açılmasıyla başladı. Sahilin bu kadar güzel bir noktasında modern bir AVM’nin yapılıp yapılmaması gerekliliği tartışmasını bir kenara koyacak olursak, Tophane geziniz sırasında bir soluklanmak, kahve içmek, acıkan karnınızı doyurmak, ya da alışveriş için kıvranan iç sesinize kulak vermek isterseniz bu isteklerinizin tamamını bulabileceğiniz bir yer Galataport.
Aynı zamanda sahilinde yürüyüş muazzam güzel. Neticede halka açık olan sahilinde yürümek tamamen ücretsiz ve keyfinize kalmış birşey.
Keyifli geziler.

Bir Cevap Yazın