Kitap ve Seyahat

Kitap, seyahat, doğaya tutku..


Hayalgücünün Sınırlarını Zorlayan Uzay Temalı Filmler Listesi | KitapveSeyahat

Published by

on

Uzay temalı filmler her anlamıyla bir muamma içerir. Hep bir gizem, bir merak, bir macera, bir atraksiyon vardır uzay filmlerinde. Sınırsız bir hayalgücü ve önsezi gerektiren senaryolar dökülür karşımıza. Solucan delikleri, ışınlanmalar, zaman kaymaları falan derken az biraz da beyin yakar uzay temalı filmler.

Kimisinin macera dozu, kimisinin ise felsefik tarafı ağır basar. Uzay temalı filmler insanoğlunun yıllardır bilinmeze karşı olan merakından dolayı, kendini izletmeyi başarır. Bir yandan ekran başında insana sorgulatır: “acaba böyle birşey olabilir mi, gelecekte olacak mı, acaba uzayda şu an neler oluyor” gibi uzar gider bu sorgulamalar.

Film biter damağımızda bir macera tadı, “neyse güzel film izledik, bir çay koyayım bari” ye bağlayan konuşmalarla sorgulamaları unutur, normal hayatımıza döneriz 🙂

Uzay temalı filmler arasında en sevdiklerimi yazmaya çalıştım bu yazımda. O zaman başlayalım mı?

İçerik:

  • Interstellar (Yıldızlar Arası) : Bir solucan deliğinden, uzayın derinliklerine hafızalara kazanan bir yolculuk
  • Avatar : İnsanlar ve Na’vi ırkı arasında geçen çatışma ve doğa ile uyumlu yaşamanın önemi
  • Arrival (Geliş) : Yeryüzüne gelen uzaylılarla iletişim kurma çabası, dilin insan algısındaki etkileri
  • Gravity (Yerçekimi) : Uzay boşluğunda kalan iki astronotun hayatta kalma mücadeleleri
  • Martian : Mars’ta mahsur kalan bir astronotun hayatta kalma mücadelesi
  • Ad Astra (Yıldızlara Doğru) : Bir astronotun kaybolan babasını bulmak için galaksiler arası bir yolculuğa çıkması
  • Independence Day (Kurtuluş Günü) : Dünyaya saldıran uzaylılara karşı insanlığın bir araya gelerek verdiği savaş

Interstellar (Yıldızlar Arası)

Uzay temalı filmlerin arasında Interstellar’ın ayrı bir yeri vardır. Hele o film müziğinin tınısını nerede duysan, içinde adeta bir uzay titreşimi hissedersin. Herhangi bir ortamda filmi izleyen birilerine denk gelsen, kaldıkları yerden senin de izleyip yorum yapasın gelir.

Interstellar filmini sinemada izleyip çıktığım zaman yaşadığım duygu durumunu hatırlıyorum da, kafamdan gerçekten yanmaktan kaynaklanan buharlar çıkıyordu diyebilirim.

Solucan deliği kavramını da kafamıza en basit şekilde anlatarak kazıyan film Interstellar’dır bence. İşin içinde bir yanda paradox vardır, dünyanın sonu filmi teması vardır, zaman kaymaları, kara delik belirsizliği, boyutlar vs derken beyniniz arkada deli gibi çalışır filmi anlamak ve takip etmek için.

Kısa Konusu: Dünya artık yaşanılabilir bir gezegen olmaktan uzaklaşmıştır. Bir ekip uzayda yaşanabilir bir gezegen bulma ve orada yeni bir insan kolonisi kurma umuduyla yola çıkarken, Dünya’da kalan bir başka ekip ise kitlesel olarak göç edebilmelerini sağlayacak bir yerçekimi denklemi üzerinde çalışmaya devam edecektir.

Filmin senaryosu ve yapımı sırasında çok titizlikle çalışıldığı, bilimsel verilerin incelikle dokunduğu çok belli. Yönetmen Christopher Nolan’ın bize bıraktığı şahane bir film daha Interstellar.

  • Yapım Yılı: 2014
  • Süre: 2h 49m
  • IMDB Puanı: 8.7/10

Avatar

Avatar bambaşka temada bir film. Bilimkurgu yanından çok fantastik öğeleri ve görsel yanı daha baskın olan, hikayesi ile de aslında bize alttan alta mesaj veren bir tarafı var Avatar’ın.

Hep bir uzaylı saldırısı olur ya normalde filmlerde, burada saldıranlar uzaylılar değil, bizzat insanlar. Hem de bu sefer başka bir gezegene, yemyeşil bir gezegene. İşin kötü tarafı insanların, kendi yaşadıkları Dünya’yı artık yaşanılamaz bir hale getirip, doğayı yakıp yıktıktan sonra, aynı şeyi “Pandora” isimli bu gezegene de yapmaya gelmeleri.

Kısa Konusu: Dünya’nın kaynakları tükenmiştir (Diye diye en son tüketeceğiz ama hakkımızda hayırlısı olsun) ve ciddi bir enerji krizi baş gösterir. İnsanlar, yoğun ormanlık bir gezegen olan Pandora’da değerli bir maden keşfederler. Atmosferi insanlar için zehirli olan Pandora gezegeninde ise, doğayla uyum içinde bir hayat süren “Na’vi” halkı yaşar. İnsanların bu gezegene gelme amaçlarının git gide sertleşmesi ile gezegendeki huzur ortamı bozulmaya başlayacaktır.

Avatar da benim için ekranda ne zaman çıksa, filmin neresinde olursa olsun ekrana kitlenmeme sebep olan bir film.

Bonus: Ursula K. Le Guin’in “Dünyaya Orman Denir” kitabını da okursanız tadından yenmez. Nitekim Avatar filminin ilham noktası olarak bu kitabın temel alındığı görüşler arasında. Kitap ve film arasında temel mantık olarak oldukça fazla benzerlik var. Film elbette senaryo olarak çok daha detaylı ve hikaye daha zenginleştirilmiş durumda. Ancak olayın felsefesi oldukça benzer.

  • Yapım Yılı: 2009
  • Süre: 2h 42m
  • IMDB Puanı: 7.9/10

Arrival (Geliş)

Bu film başka bir film (Hepsi için aynı yorumu yapıyor gibi görünsem de gerçekten başka bir film arkadaşlar 😀 ) Konusunu anlat deseler, böyle tıkanır kalırsın. Hani aslında anlatırsın da, anlatmaman gerekenin etrafında dolanayım derken, illa ki ağzından birşey kaçırırsın. İlk kez izleyecek birine bu keyfi yaşamasına izin vermediğin için de yazık edersin.

Şimdi ben de aynı derde düşmekten çekindiğim için, şu kadarını söyleyeyim: Kısa Konusu: Dünyanın farklı noktalarına uzaylılara ait filolar iner. Dünyaya gelen ve amaçları bilinmeyen bu uzaylılarla iletişim kurabilmek için, ordu dilbilimi uzmanı olan Louise Banks’i görevlendirir. İnsanların tek amacı vardır, uzaylılara “Bu dünyaya niçin geldiniz?” diye sorup, yanıt alabilmek.

Diğer uzaylı filmlerine benzemeyen, aksiyon dozu düşük, psikolojik yönü yüksek olan farklı bir film Arrival. İzleme listesine alırken de aksiyon beklememekte fayda var.

  • Yapım Yılı: 2016
  • Süre: 1h 56m
  • IMDB Puanı: 7.9/10

Gravity (Yerçekimi)

Gravity filmini ben ilk kez üç boyulu IMAX olarak sinemada izlemiştim, ve araya çıktığımda gerçekten başım dönüyordu. O etki muazzamdı, sonrasında evde tekrar izleyince aynı etkiyi yaratmadığını gördüm, bu sebeple insanların daha az etkilenmesini anlıyorum, ama ben filmi epey sevmiştim 🙂

Film tamamen uzayda geçen, yerçekiminin olmadığı bir film. Ve yerçekimsiz bir ortamın yarattığı his, izleyiciye direkt olarak aktarılmış durumda. Sandra Bullock’un uzay boşluğunda sürüklendiği sahnelerde siz de adeta sonsuza kadar sürüklenebilecek gibi hissediyorsunuz 🙂

Kısa Konusu: Mühendis olan Dr. Ryan Stone (Sandra Bullock), aldığı eğitim sonrasında Explorer uzay mekiğiyle birlikte ilk kez uzay görevine çıkar. Ona eşlik eden Matt Kowalski (George Clooney) ise seferdeki son görevine çıkmış deneyimli bir astronottur. Ekip hasar gören Hubble Uzay Teleskobu’nu onarmak üzere bu göreve çıkmıştır, ancak yaşanan bir dizi olay ekiptekileri zorlu bir hayatta kalma mücadelesine sürükler.

Gravity filmi gerçeklik dozu oldukça sorgulanan bir film, haklılık tarafı da var diye düşünüyorum. Ama olay uzay filmi olunca bazen “tamam ya olabilir” diyerek geçmek lazım sanki, yoksa mantık açısından yaklaşınca olay zaten saçma bir hale gelebiliyor 🙂

  • Yapım Yılı: 2013
  • Süre: 1h 31m
  • IMDB Puanı: 7.7/10

Martian

Şimdiye kadar listedeki filmler uzay temalı filmler açısından fantastik öğler, bilimkurgu öğeleri, hatta psikolojik öğeler barındıran filmlerden bir seçkiydi. Martian ise tam böyle gümbür gümbür, aksiyon ve macera dolu bir uzay filmi.

Konunun Mars’da geçmesi, hayatta kalma mücadelesinin seyircide yarattığı o heyecan ve merak duygusu, bilimkurgu öğeleri, çekimlerin oldukça başarılı olması filmin bu denli kendini izlettirmesine olanak sağlamış. IMDB puanı da seyirciden ne kadar beğeni topladığını anlatır nitelikte 🙂

Kısa Konusu: İnsanlık Mars yüzeyine seferler düzenlemektedir. Görevli astronotlar kuvvetli bir fırtınaya yakalanırlar ve görevi iptal ederek, Dünya’ya acil tahliye başlatırlar. Tahliye sırasında iletişim anteninin parçası kırılan astronot Mark Watney (Matt Damon) için zor anlar başlayacaktır.

Drew Goddard tarafından yazılan filmin senaryosu, Andy Weir tarafından 2011’de yazılan aynı adlı romandan uyarlanır. Filmin gösterime girmesiyle birlikte kitap kapağı da değiştiği için satışlarında artış yaşanmış olabilir 🙂

  • Yapım Yılı: 2015
  • Süre: 2h 24m
  • IMDB Puanı: 8.0/10

Ad Astra (Yıldızlara Doğru)

Ad Astra da biraz Arrival havasında, uzay macerasının içine psikolojik serüven yüklenmiş bir film. Bu sebeple film diğer uzay filmlerine göre daha ağır işliyor. Seyirci filmin kurgusunu anlamak için daha fazla beyin yoruyor, aksiyon dozu ise daha hafif olduğundan daha çok hikayeye odak toplamak gerekiyor. Filmin gizemli ve merak uyandıran da bir tarafı var.

Kısa Konusu: Clifford McBride (Tommy Lee Jones) 20 yıl önce uzayda hayat aramak için çıktığı görev sırasında kaybolur. Kaybolan babasını arayan ve kendisi de babası gibi astronot olan Roy (Brad Pitt) Güneş Sistemi’nin en uzak gezegenine doğru bir yolculuğa çıkar. Roy’un bu yolculuğu, bir yandan da kendi iç dünyasına ve babasıyla olan ilişkisine doğru da bir yolculuğa çıkmasına neden oluyor.

Listedeki diğer filmlere nazaran izlerken çok da “Woww” dedirtmeyecek bir film olsa da, bence bu kategoride izlenmeye değecek bir film.

  • Yapım Yılı: 2019
  • Süre: 2h 3m
  • IMDB Puanı: 6.5/10

Independence Day (Kurtuluş Günü)

Kendisi sinemada izlediğim ilk uzay temalı film olur, UzayFilmleri101 tadında bu listede yer vermek istedim 🙂

Aslında oldukça standart bir yapısı vardır: Ani bir uzaylı istilası, insanlık olarak birlik beraberlik, sıkı dayanışma, sonrasında uzaylılara karşı gelen zafer, ve bu zaferin tam da 4 Temmuz’a denk gelmesiyle beraber Amerika’nın kurtuluş tarihinin bir anda dünyanın kurtuluş tarihine dönüşmesi, ve elbette muazzam bir Amerika portresi 🙂

Tüm bu beklendik senaryoya rağmen çekildiği yıl itibarıyla dönemin iyi sayılabilecek uzay temalı filmleri arasındadır. İzlenmezse popüler kültür anlamında eksiklik yaratabilecek bir film olduğundan, patlamış mısır eşliğinde boş vakit değerlendirme filmi olarak değerlendirilebilir.

  • Yapım Yılı: 1996
  • Süre: 2h 25m
  • IMDB Puanı: 7.0/10

Bonus:

Uzay, uzaylılar ve Dünya dışı yaşam deyince aklıma kazınan bilimkurgu kitabı Arthur C. Clarke’ın “Çocukluğun Sonu” eseri. Adeta şok bir sonla biten, kurgusu inanılmaz bir kitap. Filmi çekilse bu duyguyu yansıtabilir mi ondan bile emin değilim 🙂 “2001: Bir Uzay Destanı” kitabı da uzay yolculuğu üzerine, aynı yazar Arthur C. Clarke ve yönetmen Stanley Cubrick tarafından ortak kaleme alınır. En baştan senaryo kurgusu olarak yazılan kitaptan uyarlanan filmi ise 1968 yılında gösterime girer.

Bu listeye eklemek istediğim, çok da merak ettiğim “Dune” serisi de var. Ancak henüz serinin sadece ilk kitabını okuduğum için, filmi biraz sonraya sakladım. Ancak elbette Bilim Kurgu türünde en ünlü eserlerden biri Dune.

Keyifli seyirler.

“Hayalgücünün Sınırlarını Zorlayan Uzay Temalı Filmler Listesi | KitapveSeyahat” için bir yanıt

  1. […] Bir önceki yazımda “Hayalgücünün Sınırlarını Zorlayan Uzay Temalı Filmler” hakkında bir liste hazırlamıştım. (Yazıya buradan ulaşabilirsiniz.) […]

Bir Cevap Yazın

Kitap ve Seyahat sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin