
İstanbul, müze koleksiyonları açısından aslında oldukça zengin ve fırsatlar sunan bir şehir. Bir kez müze gezmenin keyfine vardığınızda, başka alternatifleri de araştırmaya başlıyorsunuz. Elbette İstanbul’da ilk akla gelen oldukça ünlü ve koleksiyonu geniş müzeler Tarihi Yarımada sınırları içinde. Ancak bu bölge dışında da oldukça ilgi çekici müzeler elbette bulunuyor. Bunlardan birisi de Beykoz Cam ve Billur Müzesi.
Müze, tarihi dokusu ve yıllar içindeki cam sanatının gelişimini gösteren koleksiyonun yanında, diğer taraftan da Beykoz korusu içinde yer aldığından adeta bir botanik bahçe gibi. Bu açıdan da özellikle bahar ve yaz aylarında ziyaret edildiğinde, hem müze ziyareti hem de doğada vakit geçirme aktivitelerinin ikisini birden birleştirmeye de imkan sağlıyor.
Beykoz Cam ve Billur Müzesi Hakkında

Beykoz’da bulunan müze, hem yemyeşil bir orman içinde olmasıyla vakit geçirmek için birebir; hem de içindeki eserler çok zarif, ışıl ışıl. Müze, Türkiye’nin cam ve billur sanatına dair birçok bilgiye ulaşabileceğiniz, Osmanlı İmparatorluğu’nun zengin cam işçiliğinden günümüz modern cam sanatına kadar uzanan geniş bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor. Salonlar arasında gezerken adeta gözleriniz ışıldıyor diyebilirim 🙂
Osmanlı dönemine ait zarif cam eşyalar, incelikle işlenmiş billur objeler ve çağdaş cam sanatının özgün örnekleri, müzenin ana koleksiyonunu oluşturuyor.
Müze binasının kendisi de Osmanlı Dönemi’nden kalan tarihi bir yapı. Müzenin tarihçesi hakkında daha detaylı bilgi almak için, müzenin bağlı olduğu Milli Saraylar’a ait resmi web sitesinden faydalanabilirsiniz:
https://www.millisaraylar.gov.tr/Lokasyon/12/beykoz-cam-ve-billur-muzesi
Beykoz Cam ve Billur Müzesi Nerede?

Beykoz Cam ve Billur Müzesi, İstanbul’un Beykoz ilçesinde, Beykoz Korusu içinde yer alıyor.
Ulaşım alternatifleri açısından en kolayı özel aracınızla gitmek. Müzenin bahçesinde ücretli bir otopark bulunuyor. Müzeye araçla giriş yaptığınızda kapıda hem müze ücretini hem de otopark ücretini ödüyorsunuz.
Toplu taşıma alternatifleri için Google Maps gibi navigasyon uygulamaları ile mevcut konumuzundan en uygun rotaları bulabilirsiniz.
Adres: Merkez Mah. Mehmet Yavuz Cad. No: 115 Beykoz/İstanbul
Beykoz Cam ve Billur Müzesi’nde Müzekart Geçerli mi? Giriş Ücreti Nedir?

Müze Giriş Ücretleri:
Eskiden Müzekart geçen müzede şu an Müzekart geçmiyor maalesef. Sanırım Müzekart geçtiğini düşünerek gelen ziyaretçiler de çok oluyor ki, girişlerde Müzekart geçmediğine dair bilgilendirmeler asılmış.
Bilet fiyatlamalarında değişiklikler olabileceği için güncel bilet fiyatlarını ve indirimli bilet bilgilerini müzeye ait resmi web sitesinden kontrol edebilirsiniz:
https://www.millisaraylar.gov.tr/Lokasyon/12/beykoz-cam-ve-billur-muzesi
Müze Ziyaret Saatleri:
Saat 09:00’da açılan müzeyi, haftaiçi 17:00’ye kadar ziyaret edebilirsiniz. Müze Pazartesi günleri kapalı.
Mevsimlere göre farklılıklar olabileceği için güncel ziyaret saatlerini müzeye ait resmi web sitesinden kontrol edebilirsiniz:
https://www.millisaraylar.gov.tr/Lokasyon/12/beykoz-cam-ve-billur-muzesi
Beykoz Cam ve Billur Müzesi’ne Ne Kadar Zaman Gerekli?

Müzeyi gezmek için gerekli süre kişisel ilgi ve gezme hızınıza bağlı olarak değişebilir. Genellikle 1 ila 2 saat arasında bir süre müzeyi keşfetmek için yeterli olabilir. Ancak detaylı bir inceleme ve eserler üzerinde daha fazla zaman harcamak istiyorsanız süre elbette uzayabilir.
Tüm müzeyi gezmek benim ise yaklaşık 1 saatimi aldı. Daha sonraki zamanı cafe’de dinlenmek, bahçesinde gezinmek için kullanabilirsiniz. Bahçesi güzel havalarda yürüyüş için çok ideal. Yine aynı şekilde cafe’si de yemyeşil bir koruya karşı baktığından, kahve ya da yemek molası için güzel bir alternatif.
Beykoz Cam ve Billur Müzesi’nde Hangi Eserler Var?

Cam ve Billur işçiliğine dair müze koleksiyonunun sergilendiği tarihi U planlı taş bina, her bir tarihi döneme ait temayı içeren ayrı salonlara ayrılmış. Bu salonlarda Türk cam sanatının evrelerini anlatan 12 farklı temada, 1480 farklı eser sergileniyor. Eserlerin sergilendiği alanlarda aynı zamanda, o dönemde hangi amaçla kullanıldığına dair bilgileri içeren levhalar bulunuyor.
Erken Dönem Türk Camları, Osmanlı’da Cam İmalatı, Saray Yaşamında Cam, Cam Bahçe gibi farklı temalarda eserler sergi salonlarında öne çıkanlar arasında. Müzeyi gezerken bunca zarif esere hayran olmamak elde değil.
Taş Bina’nın hemen önünde müzeye ait bir cafe bulunuyor. Yemyeşil bahçeye baktığı için çok keyifli görünüyordu, vaktim kalmadığı için tecrübe edemesem de tekrar gelme fırsatım olursa mutlaka oturmak isteyeceğim bir yer. Hatıra kalması için hediyelik eşya kısmında da magnetler, süs objeleri, bez çantalar vs bulunuyor.
Uyarı: Koleksiyon sergisindeki kapalı alanda maalesef fotoğraf ve video çekimi yapmak yasak. Baya titiz bir şekilde de uyarıyorlar. Müzelere dair fotoğraf çekmeyi ve sonradan bakıp incelemeyi çok seven biri olarak bu konuda üzüldüğümü söylemek istiyorum. Çünkü gördüğünüz eserleri sonradan fotoğraflarına bakarak hatırlama şansınız olmuyor maalesef ve hafızanızdan siliniyor.
İkinci bir uyarı ise, fotoğrafını çekemediğimden, beğendiğim eserleri son bir kez daha gezeyim diye geçtiğim salonlara geri dönmek istedim müze içinde. Buna da maalesef izin verilmedi. “Gezi tek yönlü yapılıyor, lütfen ileri doğru gidelim” diye uyarıldım güvenlik görevlisi tarafından. Yani görmek istediklerinize bol bol bakın, müze içinde ileri-geri yapamıyorsunuz. İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde aynı lahitin önünden defalarca geçmiş birisi olarak bu uygulamayı da çok acayip bulduğumu belirtmek istiyorum.
Sonsöz:

Özetle bazı uygulamalar (Müzekart’ın iptal edilmesi, içeride fotoğraf çekilmesine ve salonlar arasında geri dönüşe izin verilmemesi gibi) canımı biraz sıksa da, müzenin kendisi, bahçesi ve eserler çok güzel ve çok zarif olduğundan bu gezi benim aklımda güzel olarak kaldı. Bu detayları yazma sebebim de benim titizliğim biraz, sizin de karşınıza çıkarsa şaşırmayın diye 🙂
Beykoz’a kadar gelmişken bir başka aktivite ile de birleştirmeye imkan sağlayacak bu güzel müzeyi görmeden geçmemeniz dileklerimle.
Keyifli geziler!

Bir Cevap Yazın