Kitap ve Seyahat

Kitap, seyahat, doğaya tutku..


Milano’da Hızlı Gezi Rehberi : Bir Güne Neler Sığar

Published by

on

Milano’ya yıllar yıllar önce bir Ocak ayında, ağzımızdan buharlar çıkacak kadar bir soğukta bir şirket etkinliğine gitmiştim. Gündüzleri etkinlik olunca ancak soğukta ve karanlıkta keşfettiğim şehir, o dönem beni çok fazla çarpmamıştı.

Seyahatin belki de en enteresan yanlarından biridir bu, aynı şehre farklı zamanlarda gittiğinizde, şehir aynı kalsa da size hissettirdiği değişebilir. Nitekim bu kez gittiğimde sadece bir tam günü Milano’da geçirmiş olmama rağmen, şehrin enerjisi bana o kadar iyi geldi ki, aynı yerleri görmüş ve gezmiş olmama rağmen çok daha fazla keyif aldım.

Milano’daki turistik yerleri gezmek, diğer popüler İtalyan şehirlerine göre daha kolay bir rotada ve daha kısa zamanda yapılabilecek bir aktivite. Ancak şehir turistik yerlerden daha fazlasını vaat ediyor: Neşeli kalabalıklar, güzel mekanlar, lezzetli yemekler ve enerjik bir atmosfer.

Bu yazımda bahsedeceğim yerler Milano’da bir güne sığabilecek hızlı bir gezi rehberini içeriyor. Daha uzununu yazabilmek için niyetimi de bir kenara yazayım, dursun 🙂

Kısa Bilgiler ve İçerik

  1. Milano’ya Nasıl Gidilir, Milano Şehiriçi Ulaşım:
    • Milano’ya hava yolu ile seyahat etmek isteyenler için Milano Malpensa, ve Bergamo Orio al Serio havaalanları bulunuyor. Toplu taşıma araçlarıyla da şehre ulaşım sağlanabiliyor. Milano’da şehir içi ulaşımda ise seçenekler mevcut. Detaylı bilgileri buradan bulabilirsiniz.
  2. Milano Konaklama
    • Milano’da konakladığımız bölge hakkındaki detaylara buradan ulaşabilirsiniz.
  3. Milano Gezilecek Yerler:
    • Milan Katedrali (Duomo), Sforzesco Kalesi, Santa Maria Della Grazie, Vittorio Emanuele II Galerisi gibi önemli ve tarihi yerleri ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca bu bölgede Via Dante ve San Babila gibi alışveriş için ziyaret edilebilecek bölgeler mevcut. Gezilecek yerler hakkındaki detaylı gezi rotasına buradan ulaşabilirsiniz.
  4. Başka Neler Var?
    • Milano’da daha fazla vaktiniz varsa La Scala Tiyatrosu, Brera Sanat Galerisi, Sempione Parkı gibi daha fazla yeri ziyaret edebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.
  5. Milano’da Dikkatimi Çekenler
    • Milano’da dikkatimi çeken minik detaylar hakkında daha fazla bilgi ise burada 🙂

Milano’ya Nasıl Gidilir, Milano Şehiriçi Ulaşım:

Milano’ya Ulaşım:

Biz Milano’ya Bergamo Havaalanı’ndan ulaşım sağladık. Milano aramalarınızda çıkacak olan uçak biletleri ya Milano Malpensa ya da Milano Bergamo Havaalanı olarak karşınıza çıkacaktır. Genelde Pegasus ve Ajet gibi havayolu şirketleri Bergamo’ya uçarken, THY gibi şirketler ise Malpensa’ya uçuyorlar.

Havaalanından Şehir Merkezine Ulaşım:

Milano Malpensa Havaalanı da şehir merkezine nispeten uzak olsa da, Bergamo Havaalanı bambaşka bir şehir olan Bergamo’da bulunuyor. Bunu bir fırsata çevirip bir gün Bergamo konaklamalı bir rota da planlayabilirsiniz. (hava koşulları sebebiyle her ne kadar biz plana dahil edemesek de, Bergamo’da oldukça gezilesi bir şehir olarak görünüyor.)

Bergamo’dan Milano şehir merkezine airport shuttle benzeri otobüs firmalarının otobüsleri bulunuyor. İstanbul Harem’e geldiğinizde yaşayacağınıza benzer bir ortamda sıralanmış otobüsler arasından gitmek istediğiniz yeri bulmaya çalışıyorsunuz 🙂

Otobüs firmalarının detayına ve resmi sitelerine Milano Bergamo Havaalanı resmi sitesinden ulaşabilirsiniz:

https://www.milanbergamoairport.it/en/bus/

Ben öncesinde rezervasyon yaptırmadım, ancak online rezervasyon da yaptırabilirsiniz. Bagajlarımızı da teslim aldıktan ve en yakın saatli olan shuttle otobüsünü Rome2Rio uygulamasından yardım alarak bulduktan sonra, otobüs biletini hemen orada online alıp barkodu görevliye göstererek otobüse bindik. Otobüs biletini Flibco’nun aşağıdaki resmi sitesinden satın aldım:

https://www.flibco.com/en/shuttle/bus-milan-bergamo-airport

Milano Şehiriçi Ulaşım:

Milano aşırı büyük bir şehir olmasa bile eğer kaldığınız lokasyon ana lokasyonlara biraz uzaksa, ya da hızlı bir gezi için vakit kaybetmek istemiyorsanız tek bilet (one pass), günlük bilet (single-day) ya da üç günlük bilet (3-day) gibi seçeneklere yönelebilirsiniz.

Milano metro ulaşımı için tüm bilet bilgilerine ATM İtalya resmi sitesinden ulaşabilirsiniz. Biletlerinizi metro duraklarındaki bilet makinalarından ya da ATM Milano Official App üzerinden satın alabilirsiniz. Uygulama sadece biletleri satın almak için değil, aynı zamanda toplu ulaşım alternatiflerini görmek ve metro haritasını incelemek için de oldukça faydalı.

https://www.atm.it/en/ViaggiaConNoi/Biglietti/Pages/Tipologie.aspx

Milano Konaklama

Milano’da konaklama konusunda mükemmel yorumlar yapmak isterdim 🙂 Ancak ev sahibesi epeyce nazlı bir Airbnb evinde, merkeze de biraz uzak olan Navigli bölgesinde konakladık. Hayallerimde akşamları Navigli kanallarında gezinti yapmak vardı ama hayaller hayatlar şeklinde Nisan sonu olmasına rağmen hava o kadar soğuktu ki, pek de kanal gezecek hava olmadığından Navigli seçeneği çok da yerini bulamasa da, bölge konaklama için tavsiye edilen yerler arasında. Kaldığımız ev genel anlamda oldukça şık bir dekorasyona sahip, yorumları iyi, gerçekten ferah, geniş ve temiz bir evdi.

Gelelim hayatın gerçeklerine. Çöpünüzü dahi toparlayıp, aşağıdaki çöp konteynırlarına indirmenizin istendiği, ikinci odanın resimlerde gösterilmesine rağmen, açıklamalarda oldukça rahatlıkla kaçırabileceğiniz şekilde ikinci odanın hazırlanması için ekstra bir ücret istendiği, eve girdiğimizde ısıtma çalışmadığı için iki saat kadar donduktan sonra ısıtmayı gelip çalıştırdıkları, ve zaten öncesinde eve girmek için adeta bir bilmece çözer gibi akıllı ev sistemini çözmeye çalıştığımız bir kilit sistemiyle mücadele ettiğimiz …. Daha yazmıcam tamam :D:D İlk sıkıntılı kısmı aştıktan sonra ise, eve alışıp sonradan çok sevdik, dekorasyonu ve evdeki eşyalar ve odalarıyla muazzam kullanışlı, klasik İtalyan tarzında iç avlulu kaldığımız evimizin linki aşağıda:

https://www.airbnb.com/slink/gjwWbavQ

Milano Gezilecek Yerler:

Milano deyince aklımıza genelde moda gelse de, şehir sadece moda başkenti olmanın yanısıra aynı zamanda tarih ve kültürü de teneffüs edebileceğiniz bir ortam sunuyor. Milano’nun tarihi dokusunu hissedip gezerken, diğer taraftan da modern yaşamının içine dalıyorsunuz.

Bizim izlediğimiz rota konakladığımız yer olan Navigli yakınında başlayıp, Milano’nun simgesi olan ihtişamlı Duomo Katedrali ile son buluyor. Bir güne sığabilecek aktiviteleri içeren bu rota haricinde, not aldığım ancak bu rotaya sığdıramadığım yerleri de yazının sonunda bulabilirsiniz.

Sant’Ambrogio

Biz Navigli bölgesinde konakladığımız için gezimize yürüme rotamız üzerinde bulunan Sant’Ambrogio bölgesinden başladık. Sant’Ambrogio benim için bir sürprizdi çünkü burada böyle güzel bir Bazilika olduğunu tahmin etmemiştim.

Yürüme yolumuz üzerinde bulunan So Natural‘da basit ama lezzetli bir kahvaltı yaptıktan sonra ulaştık Sant’Ambrogio‘ya.

Bazilikanın oldukça güzel bir avlusu bulunuyor, tarihi bir kapıdan bu avluya girmek ve avluda dolaşmak oldukça etkileyici. Tarihi yapıları fotoğraflamayı seviyorsanız, çok kalabalık da olmadığı için oldukça güzel fotoğraflar yakalayabileceğiniz bir yer.

İbadet saatlerinde bazilikanın içi ziyarete kapatıldığı için, içini görme fırsatımız olmadı ancak içerisinde oldukça güzel bir kubbe olduğunu da daha sonradan incelerken gördüm. Fırsatınız varsa ve ibadet saati değilse içine de hızlıca girebilirsiniz.

Kiliseden çıktıktan sonra ulaşacağınız Sant’Ambrogio meydanında yine güzel bir yapı sizi karşılayacak: Tempio Della Vittoria (Zafer Anıtı) Anıtın bahçesine giriş kapalı olsa da dışından inceleme fırsatı yakaladık. Anıtın bahçesinde dalgalanan İtalya’ya ait ülke bayrağı ve Milano şehir bayrağını kaçırmayın 🙂

Bir sonraki durağımıza gitmeden önce bir kahve molası verdiğimiz yer ise küçük ve tatlış bir cafe olan Amaretto Cafe oldu.

Santra Maria Della Grazie

Santra Maria Della Grazie kilisesini meşhur kılan bir özelliği var: Leonardo Da Vinci‘ye ait olan “Son Akşam Yemeği” (Last Supper) duvar resminin bu kilisede olması. Belki çoğumuzun tablo sandığı bu ünlü resim, bir sipariş üzerine Leonardo Da Vinci’nin Santra Maria Della Grazie kilisesinin duvarına boyadığı bir duvar resmi. Ressamın yaşamı boyunca tamamladığı nadir eserlerden de birisi. (Ressam genelde birçok eserini tamamlanmadan yarım bırakmış)

Hal böyle olunca da bu kilise oldukça ünlü ve aylar öncesinden giriş biletleri tükeniyor. Bir umut bilet bulurum belki diyerek yine spontane gittiğim ve ikinci kez kapısından döndüğüm Santa Maria Della Grazie Kilisesi, yine geldim sana, ama geldiğime değdi 🙂

Kilise dışarıdan da bakıldığında oldukça estetik, ve dikkatli bir şekilde etrafında dolaşırsanız dış duvarlarında oldukça güzel armalara sahip duvar resimleri bulunuyor.

Buraya kadar gelmişken ben o resmi görmek istiyorum, biletlerimi de önceden planlarım derseniz, biletleri satın almak için müze resmi sitesi:

https://ticket.duomomilano.it/en/categoria/biglietti/

Müze resmi sitesinde aylar öncesinden biletler tükendiğinden, bilet bulamama durumunuzda GetYourGuide, Viator, Tiqets gibi uygulamalardan bilet yakalayabilirsiniz. (Ben Vatikan biletlerini hem de hemen ertesi güne bu şekilde yakaladım.)

Kilisenin önündeki ufak meydanda biraz soluklanıp, bu kez rotamızı Milan’daki en güzel yapılardan biri olan Sforzesco Kalesi’ne çeviriyoruz.

Kaleye giden yolda tesadüfen karşılaştığımız Flying Tiger‘a girmekten tabii ki kendimizi alıkoyamıyoruz, ve o ana kadar hiç ihtiyaç duymadığımız ama o anda satın almaya engel olamadığımız gereksiz ama süper sevimli birkaç eşya alıp çıkıyoruz 😀

Sforzesco Kalesi (Castello Sforzesco)

Şimdi bu kale baya güzel, ya da ben her gittiğimde aşırı seviyorum bilmiyorum 😀 Bu kez hava da güzel ve güneşli olduğu için kalenin ortasındaki çimenlerde oturup, sağa sola doğru kaleye bakışlar atarak içerisinde vakit geçirmek çok keyifliydi.

Aslında çok basit bir gözle bakarsak gerçekten dört duvar, ortası çimenlik bir yer 😀 Ama olay zaten o duvarların güzelliğinde ve o duvarları birleştiren burçların mimari açıdan zarifliğinde. Bir anda kendinizi adeta Orta Çağ’a ışınlanmış gibi hissedeceğiniz, Kale Kapısının gıcırtılarla açılıp, süvarilerin içeri girdiğini hayal edeceğiniz, etrafında düşman güçlerinin girememesi için hendekler kazılmış, oldukça güzel bir tarihi eser Sforzesca Kalesi. (Kalenin kapılarının birinden çıkarken kale için “keşke benim olsa” diyerek de olaya bambaşka bir boyut katmış olabilirim :D)

Kale içerisinde bilet alarak giriş yapabileceğiniz sergi ve müzeler de bulunuyor. Geniş vaktiniz varsa ve ilginizi çekiyorsa müzeye ait kısa bilgilendirme ve müze haritasını aşağıda bulabilirsiniz:

https://www.milanocastello.it/en/content/maps-and-short-guides

Via Dante

Sforzesca Kalesi’nden çıktığımız gibi düştük Via Dante Caddesi‘ne. Sanırım çıktığımız kapının da bunda etkisi var. Çünkü tam karşısındaki diğer uçtaki kapıdan çıksaydık Sempione Parkı‘na düşecektik. Kısmetimize gelen tarafı seçerek kendimizi alışverişe ve artık açlığımızı iyice hissettiğimiz için de restoran arayışına vurduk. (Bu sebeptendir ki Sempione Parkı’nı istemsizce pas geçtik)

Via Dante Caddesi araç trafiğine kapalı oluşuyla biraz İstiklal Caddesi’ni andırsa da, tarz olarak Bağdat Caddesi kıvamında bir yer. Ben hemen cadde girişinde bulunan American Bookstore‘a uğramadan geçmedim. Spor meraklıları için cadde üzerinde Inter‘e ait de bir store bulunuyor.

Lokal yemekler tercih edebilirdik elbette, ancak önümüze ilk çıkan yer olan Hard Rock Cafe çok cazip geldi, ve hem kendimizi hem de telefonlarımızı şarj etmek üzere Hard Rock Cafe’ye attık kendimizi.

Cadde üzerinde muazzam bir Sturbucks Rezerve Roastery olduğunu da ekleyeyim.

Duomo (Milan Katedrali)

En güzel yeri en sona bırakarak heyecan dozunu artırıyoruz. Milan’daki en güzel yer Duomo dersem umarım abartmış olmam. Ancak insanın böyle baktıkça bakası geliyor Duomo’ya. Her bir detayı, üzerindeki nerdeyse her biri bir heykel olan kabartmaları, o insanın içine ferahlık veren bembeyaz rengiyle bir görsel şölen Duomo.

Burada mutlaka biraz vakit geçirerek detaylara dalmak, etrafında birkaç tur dolaşmak, o sanatı ve sanattaki güzelliği, eskiden insanların ne kadar sofistike şekilde mimariye önem verdiğini anlamak için güzel bir fırsat.

İçerisine giremedim bu kez Duomo’nun, çünkü kapanış saati gelmişti. Ancak kapanış saati gelmeseydi bile girebilir miydim bilmiyorum, çünkü oldukça uzun bir kuyruk var gibi görünüyordu. İçerisini de görmek, hatta çan kulesine çıkıp panaromik Milan manzarasını görmek istiyorsanız araştırıp gitmekte fayda var. Duomo’nun resmi sitesinde giriş biletleri ve uzun kuyrukları beklemeden girmek için seçenekler mevcut:

https://ticket.duomomilano.it/en/categoria/biglietti/

Galleria Vittorio Emanuele II

Duomo Meydanında iken elbette dikkatinizi çekecek olan görkemli bir kapı var: Galleria Vittorio Emanuele II‘nin giriş kapısı.

Burayı Milan’daki oldukça tarihi ve aynı zamanda da şaşaalı bir alışveriş merkezi gibi düşünebilirsiniz. Amaç genelde alışveriş yapmak değil de (çok pahalı markalar olduğu için), gözü doyurmak olan bu yer, içerisinin güzelliği ile bir ziyareti hak ediyor. Burayı akşam yemeği için tercih etmediğimiz için fiyat araştırması çok yapmadım, ancak yemek için düşünürseniz de alternatif çok.

Galleria Vittorio Emanuele II’nin doğu çıkışında Milan’da oldukça ünlü olan iki mekan bulunuyor: Biri Luini diğeri ise Cioccolatitaliani. Açıkçası bu iki mekana on yıl önceki ziyaretimde uğramıştım, ancak bu kez fırsatım olmadı. Bu sebeple şu anki koşulları hakkında çok fikrim yok. Ancak Milan ile ilgili araştırmalarınızda mutlaka karşınıza çıkabilecek yerlerden.

Luini Milan’ın ünlü bir pastanesi, Google’da 13bine yaklaşan yorumu ile ne kadar ünlü olduğunu tahmin edebilirsiniz. Ayakta yemek için alabileceğiniz türlü türlü İtalyan pastane ürünleri bulunuyor.

Yeterince tatlıya doymadıysanız hemen karşısında ise hem dondurma hem de tatlı çeşitleri olan Cioccolatitaliani bulunuyor.

San Babila

Duomo’dan en yakında gidebileceğimiz alışveriş bölgesi olan San Babila’da görmeğe en değer bulduğumuz yer Lego Store oldu 😀 Eğer bir lego fanıysanız, Duomo’nun legodan yapılmış maketini görmek için bile gitmeye değer. Yalnız buranın riskli bir tarafı var, kendinizi bir anda kocaman bir lego kutusuyla dükkandan çıkarken bulabilirsiniz, o yüzden sakin kalmaya özen gösterelim 😀 (Ahh o Rivendell legosu hala gözüm sende, keşke benim olsan) Küçük bir Vespa legosu ile burayı atlattık dostlar.

Başka Neler Var?

Milan elbette sadece bu noktalardan ibaret değil. Ancak bizim bir güne sığdırabildiklerimiz bunlar oldu.

Başka neler yapılabilir diye aldığım notlar arasında bulunlanlar;

– Brera Bölgesi’nde dolaşma ve akşam yemeği yerel bir restoranda bir İtalyan yemeği

– Pinacoteca di Brera Sanat Koleksiyonu

– San Lorenzo Bazilikası ziyareti

– La Scala Opera Evi

– Sempione Parkı

– Navigli Kanalları (Evet bu bölgede kalmamıza rağmen, kanalları hakkıyla gezemediğimizi söyleyebilirim.)

Milano’dan günübirlik gidilebilecek rotalar arasında;

– Bergamo

Eğer uçağınız Bergamo inişli ise, Bergamo Milano’dan apayrı ve bir saatlik mesafede bir şehir. Hatta Bergamo’ya inmişken bir gecelik konaklamayı buraya ayırıp şehri detaylıca gezip, sonra Milano’ya geçilebilir. Bizim en baştaki planımız böyle olsa da Bergamo’da fırtına uyarısı verildiği ve aşırı yağışlı olduğu için bu planımızdan vazgeçmek zorunda kaldık. Bir dahakine :))

– Como Gölü

Como Gölü, Milano’ya seyahat eden herkesin kulağına çalınmış bir lokasyondur. Benim de defalarca kez duyduğum ancak bir türlü gitmek nasip olmayan bir yerdir Como.

– Verona

Ne kadar görmek istedim bilemezsiniz 🙂 ) Shakespeare’in ünlü eseri Romeo ve Juliet’in geçtiği yer olarak bilinen, romantik Verona, ne zaman karşılaşırız bilinmez.

Milano’da Dikkatimi Çekenler

– İtalya’da Americano sipariş ettiğinizde Amerikan mı İtalyan mı stili diye sorarlarsa aradaki farkın ne olduğunu burada öğrendim. Amerika stili bildiğimiz Americano, İtalya stilinde ise espresso shot’u fincanınıza koyduktan sonra yanında suyu ayrıca veriyorlar. Suyu istediğiniz kadar ekleyerek kendi Americano’nuzu yapıyorsunuz, bu bilgi çok gerekli miydi bilemedim ama yazmış bulundum artık

– İtalya’da birkaç kelime bilerek İtalyan kültürüne olan saygınızı gösterebilirsiniz. Buon giorno (iyi günler/günaydın/tünaydın), Buona sera (iyi akşamlar), Salve (merhaba), Grazie (teşekkürler), Arrivederci (görüşmek üzere) ile epey bir işinizi halledebilirsiniz 🙂

– İtalyanların İngilizce bilme oranı diğer turistik Avrupa ülkelerine göre düşük de olsa, anlaşma istekleri yüksek 🙂 Bu sebeple oldukça turistik yerlerde dahi İngilizce anlaşmakta zorluk yaşayabilirsiniz, ancak bir şekilde anlaşıyorsunuz.

– Tarihten Gelen Not: Yaya ışıkları bir garip, ya araçlara yandığı gibi normal yuvarlak ışıklar koymuşlar ya da yaya ışığı iseler sarı yaya ışığı da var! İlk kez sarı yaya ışığı görüp bir anlam veremiyorum. (Bir önceki Milano seyahatimde yazmışım bu satırları ve bunları yazdığımı unutup, sanki ilk kez sarı yaya ışığı görüyormuş gibi aynı şaşkınlığı tekrar yaşadım oradayken :D)

– Kaldığımız Airbnb’deki asansörü zemin kata çağırmak ve asansöre binmek için anahtar gerekiyordu. Asansörü anahtarla açıp girdik, ilk kez gördüğüm bir uygulamaydı bu da 🙂

Eğer bir Milan seyahati planlıyorsanız, faydalı olması dileklerimle.

Görüşmek üzere Milan!

Bir Cevap Yazın

Kitap ve Seyahat sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin