TREKKING, İSTANBUL

POLONEZKÖY TABİAT PARKI YÜRÜYÜŞ PARKURU

Çoğumuz büyük şehir insanı olarak şehrin gürültüsünden sıkılıp, haftasonu geldiğinde kendimizi dışarı atarak taze bir nefes almak, kolay ulaşılabilir bir lokasyonda doğa yürüyüşü yapmak isteriz. Bir çoğumuzun ise aklında ilk düşen yerlerden biri de tabii ki Polonezköy Tabiat Parkı olur. Parkta bulunan toplamda 5 km’lik yürüyüş parkurunda kuş sesleri ve doğanın hışırtıları içinde en azından bir süreliğine de olsa kent yaşamından uzaklaşabiliriz.

Hem yazın hem de kışın rahatlıkla ziyaret edilebilecek rotayı biz de birkaç kez yürüdük, haftasonu erken saatlerde gitmekte fayda var. İstanbul’da çoğu yerde olduğu gibi imkanınız varsa haftaiçi ziyaret etmek tabii ki daha keyifli olacaktır.

Polonezköy Tabiat Parkı Yürüyüş Parkuru’nda neler var?

Rota:

Polonezköy’deki yürüyüş parkuru bir ring çizmiyor.

Yürüyüş parkuruna iki farklı noktadan giriş var ve rota bu iki nokta arasında, bu sebeple aracınızı park ettikten sonra gidiş-dönüş şeklinde bir yürüyüş yapıyorsunuz.

Tabiat parkına giriş noktasından bir diğer giriş noktasına kadar yaklaşık 2,5 km. Bu iki nokta arasında gidiş-dönüş yaparak 5 kmlik bir parkurda yürümüş oluyorsunuz.

Yürüyüşünüze ana girişten başladığınızda rota bir noktadan sonra işaretlenmiş yürüyüş parkurundan ayrılarak, sola orman içine kıvrılıyor. Burası sessiz orman yürüyüşü bölgesi olarak geçiyor, bu parkurda da bir süre yürüyüp ana yürüyüş patikasına geri dönebilirsiniz. Orman içi patikasına girdiğinizde yürüyüş parkurunu uzatarak daha uzun mesafe yürüyebilir, ormanda kaldığınız süreyi uzatabilirsiniz. Ancak bu kısmın işaretlenmiş rota dışında olduğunu belirtmek gerekli.

Yürüyüş Parkuru Özellikleri:

Yol tek yönde eğimli. Asıl giriş noktası olan ve araç otoparkının bulunduğu ana meydandan girdiğinizde öncelikle bayır aşağıya doğru yürüyüp, sonradan aynı yolu bayır yukarı doğru tekrar tırmanıyorsunuz. Dönüş yolundaki tırmanış biraz daha yoruyor haliyle.

Parkur enfes, yer toprak ve adeta sizi yormadan ilerlemenizi sağlıyor.

Ağaçlar oldukça sık ve yola doğru güneşi tamamen kesmiş durumlar, bu sebeple tatlı bir serinlik oluyor, çok sıcak bir yaz gününde dahi gitseniz ince bir kapşonlu giyme ihtiyacı duyabilirsiniz. Güzel tarafı oldukça sıcak bir günde öğle vaktinde bile bu rotayı rahatlıkla yürüyebilecek olmanız. Kış günlerinde ise ağaçlar biraz daha çıplak kalıyorlar tabii ki 🙂

Rotaya Ulaşım ve Otopark:

Parkurun ana girişi olan noktada ücretsiz otopark bulunuyor ve tavsiyem rotaya bu noktadan girmeniz. Polonezköy’ün ana caddesi olan Cumhuriyet Caddesi’ni takip ettiğinizde Polonezköy Mezarlığı’ndan hemen sonra minik bir meydan göreceksiniz. Burası aracınızı park edip, tabiat parkına giriş yapabileceğiniz nokta.

Navigasyonun azizliğine uğrarsanız ana yoldan sağa sapmak suretiyle, kendinizi kahvaltıcılar bölgesinin dar sokağın sonundaki parkurun diğer girişinde bulabilirsiniz ve burada özel bir otopark var. Hem gereksiz yere otopark ücreti verip, hem de restoranların bulunduğu incecik sokaktan kalabalıkta geçmek istemeyeceksinizdir.

Yürüyüş Süresi:

Normal bir yürüyüş temposuyla gidiş-dönüş 5 km’lik yolu 1 saat gibi bir sürede yürüyebiliyorsunuz. Bizim kendimizi çok da kasmadığımızı, keyifli keyifli yürüdüğümüzü de hesaba katınız 🙂

Rotanın orman içi sessiz yürüyüş bölgesini de mutlaka denemelisiniz, hem ormanda daha çok kalacak hem de yürüyüşünüzü mesafe olarak uzatmış olacaksınız. Yaz-kış yürünebilecek düzenli bir patika olduğundan her fırsatta kaçmak için birebir.

Dikkat: Bölgede çok sayıda sahipsiz köpek bulunuyor, bir zararlarını görmesem de rahatsız olabilecekler için yalnız gitmemeyi tercih edebilirsiniz. Köpekler genelde kahvaltıcılar bölgesinde ve parkurun ana girişinde takıldıkları için, parkur içinde rastlamadığımızı belirteyim.

Daha Daha Neler Var?

Polonezköy’e kadar hazır yürüyüşe gelmişken tüm İstanbulluların akın etmediği bir gün veya haftasonu çok erken saatleri seçerek (tüm mekanlar 11:00’den sonra tıklım tıklım olduğu gerçeğini göz önünde tutarak) en yapılası aktivitelerden birisi olan kahvaltı mekanlarına kendinizi atabilirsiniz.

Bu sıralar mücbir sebeplerden her Cumartesi Beykoz civarında olduğumuzdan bazı mekanları deneme şansımız oldu. Normalde kalabalık olduğu için Polonezköy’de kahvaltı olayına biraz mesafeliydik.

Kahvaltıda favorimiz şu an için açık ara Zeynepp Cafe. Yeni açılan cafenin sahipleri çok özenli ve ilgililer. Mekan biraz mini mini olsa da gerçekten sevimli, bunun yanında herşey çok lezzetli.

Önerebileceğim bir diğer mekan ise Polonezköy’ün klasiği Villa Polonez. Buraya kahvaltı için değil de doğa içindeki huzurlu ortamı ve orman manzarası için gelmek daha mantıklı. Bahçesi çok keyifli. Kahvaltısı herhangi bir yerde bulabileceğiniz standart kahvaltı bence, sırf kahvaltısı için geleyimlik değil, bu sebeple de fiyatı yüksek gelebilir. Yine de arada bir kendinizi şımartabilirsiniz.

Yürüyüşümüz:

Bir Eylül ayında hava daha kışa çalmadan, baharın son günlerini yaşadığımızın farkında değilmişcesine kendimizi attık Polonezköy yoluna. O zaman üzerimizde şortlar ve tişörtler varken ve hava 30 derecelerde seyrederken, bu yazıyı yazdığım şu an ayağımda panduflarım ve üzerimde kışlık hırkamla, havanın 11 dereceye düşmüş olmasının verdiği şaşkınlık içinde, yaşadığımız dramatik mevsim değişikliklerine bir açıklama bekliyorum.

O zaman gelelim yürüyüş rotasına.. Biz çok önceleri, bundan yaklaşık 9 sene kadar önce aslında bu rotayı keşfe gelmiş ve tabiat parkı girişinden parkuru aşağıya doğru yürümeye başlamıştık. Ancak Batuhan henüz 2 yaşlarında olduğu için, omzumuzda Batuhan’la birlikte yolun sonuna kadar gidip, dönüşü de bayır yukarı yapmaya pek cesaret edemeyip olayı piknik havasına dönüştürüp gezinip gelmiştik. Bu kez pek azimli ve kararlı olarak yola çıktık ve 5 km’lik yolu ara vermeden tamamlamaktı amacımız. Yaklaşık 1 saat’i biraz aşan bir zamanda hedefimize ulaştık 🙂

Yürüyüşümüzün başında navigasyon bizi maalesef otel bölgesinden giriş yapılan daracık bir yola sokmak suretiyle rotanın alttaki girişine getirdi. Bunu asla yapmayın, çünkü yolda arabayla insanların üzerine çıkarak ilerlemek zorunda kalıyorsunuz ve sonunda ulaştığınız otopark sizden fahiş bir ücret istiyor. Artık arabayı bırakıp kaçmak istediğinizden, tabii ki ödeyerek paşa paşa yürümeye başlıyorsunuz. Bu kısmı küçük bir aksaklık olsa da yaptığımız 1 saatlik enfes yürüyüş her şeyi unutturuyor ve toprak kokusu, doğanın sesi ve yolun kenarında bulduğumuz sopalar eşliğinde keyifle zaman geçiriyoruz.  İyi tarafı yol tek yönlü eğimli olduğu için ve alt girişten başladığınızdan öncelikle bayır yukarı, sonrasında ise yorulduğunuz kısım olan geri dönüşte bayır aşağı iniyor oluşunuz. Ben şahsen bunun ekmeğini yedim, durumdan gayet hoşnuttum dönüşte 🙂

Trafik derdi olmasa her haftasonu atlayıp gidilip yürüyüş yapılabilecek kadar keyifli ve doğa içinde bir parkur aslında ama gidiş-dönüş saatlerine dikkat etmek gerekiyor tabii ki ey İstanbullu!

Edit: Pandemi sonrasında birçok kişinin aklına yakınlarda gidecek açık hava rotalar düşüyor. Pandemi koşullarında İstanbul içinde çok fazla vakit geçirmediğimizi söyleyebilirim. Bu sebeple Polonezköy Tabiat Parkı’nı da uzun süredir ziyaret edemedik.

Keyifli yürüyüşler!

“POLONEZKÖY TABİAT PARKI YÜRÜYÜŞ PARKURU” için 3 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s