HIRVATİSTAN, YURTDIŞI SEYAHAT

Dubrovnik Gezi Rehberi: Sizin İçin King’s Landing Bizim İçin Dubrovnik

Bir gün uçak ile dönüş yolundayken, her zamanki alışkanlıkla koltuk arkasındaki seyahat dergisini alıp karıştırmaya başlamıştım. Galiba ilk kez o zaman düştü Dubrovnik aklıma 🙂 Bir dönem Türkiye’ye vize uygulamayan Hırvatistan sayesinde, Türk turistlerin çılgınca gittiği bir lokasyon haline gelmişti Dubrovnik. Ben o furyayı kaçırmış olsam da, gitmek için sürekli fırsat kolluyordum. Ne de olsa dergideki yazı çoktan çelmişti aklımı.

Genelde Adriyatik turu yapanların Split-Dubrovnik-Kotor-Budva rotaları üzerinde uğradıkları bir şehir burası. Benim yalnızca haftasonu için plan yapma şansım olduğu bir dönemde, üç günlük bir kaçamağı Dubrovnik’de değerlendirme fırsatı buldum.

Amacım biraz kafa dinlemek, orada burada kahve içip takılmak, biraz yurtdışı havası almak ama fazla da yorulmamak olunca gerçekten ideal bir gezi oldu benim için 🙂 Aylaklık yapıp, keyif çatmak için birebir sokaklara sahip olan kızıl şehir Dubrovnik kısa bir haftasonu molası için değerlendirilebilir.

Dubrovnik Genel Bilgiler:

Rector’s Palace

Dubrovnik Hırvatistan’ın Adriyatik denizi kıyısında yer alan, Ortaçağ mimarisiyle ünlü oldukça turistik bir şehri. Son dönemde Game of Thrones dizisi ile de ayrı bir üne kavuştuğundan, dizinin turizmdeki yeri oldukça büyük. Hatta sadece Game of Thrones temalı turlar ve dükkanlar mevcut.

Hırvatistan’ın 1991’de Yugoslavya’dan ayrılmasıyla çıkan iç savaşta, şehir oldukça zarar görse de restorasyon çalışmaları ile oldukça toparlanmış durumda. Şehir sokaklarından birinde şehre düşen tüm bombaların gösterildiği bir pano mevcut, savaşın etkileri yerel halkın hafızasında yaşıyor.

Şehrin eski adı ise Ragusa olarak biliniyor, Pile kapısında tarihi Ragusa bayrağı ile günümüz Hırvatistan bayrakları yan yana dalgalanıyor.

Gitmeden Önce:

  • Hırvatistan veya Schengen vizesine sahip olmak gerekiyor (Maalesef vize gerekmeyen dönemi kaçırdık)
  • Buraya gelirken kendinize şunu sormalısınız: “Bu şehirden ne bekliyorum?” Eğer yanıtınız oldukça büyük bir şehir ve gezecek tonla yer ise, doğru yere gitmiyorsunuz demektir. Nitekim Dubrovnik’de en çok vakit geçireceğiniz yer olan “Old Town” u genel anlamda bir tam günde tamamen gezebilirsiniz. Amaç masalsı bir Orta Çağ şehrinde keyifle vakit geçirmek ise, o zaman doğru yerdesiniz 🙂
  • Bu anlamda düşünecek olursak fırsat yakalandığı takdirde sadece haftasonu için bile gidilebilecek bir lokasyon.

Oradayken:

  • Ekonomik açıdan bir Kuzey Avrupa şehri ya da Paris örneği kadar pahalı değil, ancak çevre ülkelere nazaran da daha pahalı olduğunu söylemekte fayda var.
  • Para birimi Hırvat Kuna’sı, Euro da kullanılıyor
  • Şehir böylesine turistik olunca Hırvatlardan daha çok turist görmeniz ve Hırvatça’dan çok farklı farklı diller duymanız olası. Her yerde İngilizce konuşuyor, dil anlamında sıkıntı çekeceğiniz bir lokasyon değil.
  • Tamamen surlarla çevrili olan şehrin toplamda Pile, Buza ve Ploce kapıları olmak üzere batı, kuzey ve doğusunda üç farklı giriş bulunuyor. Güney tarafı ise deniz ile çevrilmiş durumda. Bu anlamda tam bir savunma şehri örneği sergiliyor. Şehrin bu anlamda surlarla çevrilmiş toplu görüntüsünü surların hemen dışında yer alan Lovrijenak Kalesi‘nin terasından görebilirsiniz.
  • Şehrin Old Town bölgesinde hala yaşayan yerli nüfus bulunuyor, ancak çoğunluk surların dışında yaşıyor.

Dubrovnik’e Ne Zaman Gitmeli?

Dubrovnik City Walls

Bu kısım çok kritik! Nitekim oldukça küçük bir yüzölçümüne sahip, ortasından geçen ana cadde olan Stradun Caddesi‘nin bile 300 metre olduğu bir şehirden bahsediyoruz. Ve şehre kale kapısı şeklinde belli bir açıklığa sahip kapılardan girilebiliyor 🙂

Nisan sonunda gittiğim için oldukça keyif aldığım bir gezi oldu benim için, rahat rahat gezdim, rahat rahat yedim, geniş geniş yürüdüm. Son günümde biraz yağmura denk geldim sadece, tek zorlayıcı kısım oydu. Ancak yazın en kalabalık dönemde, günde 11 cruise gemisinin yanaştığı ve aynı anda şehre girdikleri bir zamanda orada olmak ister miyim bilemedim 🙂 Bizim elimizi kolumuzu sallaya sallaya geçtiğimiz Pile kapısından içeriye, insan trafiğinde 45 dakikada girilebildiğini öğrenmek ise tabii ki biraz şok ediciydi.

Bu sebeple illa denize de gireyim, nasılsa Adriyatik kıyılarını da geziyorum, bu sebeple yazın geleyim diyenler için genelde Old Town’u 16:00 sonrası, şehri çevreleyen Şehir Surları’nı ise sabah en geç 09:00 civarı gezilmesi öneriliyor.

Dubrovik’de Para Birimi Meselesi:

Avrupa Birliği’ne sonradan giren Hırvatistan kendi lokal para birimi olan Hırvat Kunası‘nı kullanmaya devam ediyor. Aynı zamanda Euro da kullanılıyor. Ancak Hırvatlar gördüğüm kadarıyla Kuna’yı kullanmayı daha çok seviyorlar gibi 🙂

Dükkanlara girdiğinizde genelde satılan eşyaların üzerinde fiyatlar Kuna cinsinden yazıyor, bir çok restoran ve cafe’de de durum bu şekilde. Benim gittiğim dönemde Kuna-Türk Lirası arasında Euro karşısındaki değer hemen hemen aynı durumda olduğu için, örneğin 100 Kuna hemen hemen 100 TL’ye denk geldiğinden kafamda çeviri yapmakta çok zorlanmadım 🙂

Durum böyle olunca yanınızda hem Kuna hem de Euro bulundurmakta fayda var. Havaalanına indiğiniz anda Exchange Office bulunuyor, dönüşte de kalan Kuna’larınızı havaalanında tekrar Euro’ya çevirebilirsiniz.

Dubrovnik’e Nasıl Gidilir, Dubrovnik Ulaşım:

Dubrovnik’e Ulaşım:

Türkiye’den Dubrovnik’e şu an için ulaşım sağlayan tek havayolu şirketi Türk Hava Yolları. İstanbul’dan uçuş yaklaşık 2 saat sürüyor.

Dubrovnik Havaalanından Şehir Merkezi’ne Ulaşım:

Havalanından bineceğiniz Airport Shuttle sizi şehrin ana kapısı olan Pile kapısına kadar getiriyor – diye vaad ediliyor. Ama mutlaka bunu havaalanının içinde shuttle için bilet aldığınız bankodan (yukarıda görmüş olduğunuz) sorgulayın. Nitekim benim şehre indiğim gün bir koşu etkinliği olduğu için şehrin tüm girişlerini ve çevre caddelerini kapatmışlardı. Bu sebeple araç Old Town’a giremediğinden bizi Gruz’a kadar götürüp (hiç birimizin bu gelişmeden haberi olmaksızın) orada bıraktı ve oradan taksiye binmek zorunda kaldık tüm shuttle’cak 🙂

Dönüşte ise havaalanı shuttle otobüsü, Buza kapısının yakınındaki teleferin ilk durağı olan noktadan kalkıyor. Bileti de yine durağın hemen karşısında bulunan bankodan alabilirsiniz.

Airport Shuttle – tek yön : 45 HRK

Dubrovnik Şehiriçi Ulaşım:

Dubrovnik’de Old Town’un dışına çıkmayacaksanız ulaşıma ihtiyacınız yok, her yere tabanvay yürüyebilirsiniz. Ama olur da çıkmak isterseniz otobüsler bulunuyor. Ben deneyemedim.

Onun haricinde şehrin en yüksek noktasına çıkan bir teleferik var, ücreti oldukça gereksiz geldiğinden onu da denemedim 🙂

Taksi şoförlerinin ise oldukça çakal olduklarını belirtmekte fayda var, birincisi mutlaka pazarlık yapın, ikincisi asla dediklerine inanmayın, üçüncüsü de sizi yarın isterseniz Split’e ya da Mostar’a da götürebilirim, bakın indirim yaparım gibi vaatlerine kanmayın 🙂 Kendiniz araştırın, gerekirse her yerde bulabileceğiniz günübirlik turlara katılın. (Evet taksi şoförlerini sevmedim! Şehrin tek sevmediğim yanı bu olabilir!)

Dubrovnik’de Nerede Kalınır, Dubrovnik Konaklama:

Dubrovnik’de genelde insanlar evlerini ya da odalarını kiraya veriyorlar, evler/odalar ise iki farklı kategoride sınıflanıyor diyebiliriz. Birincisi surların iç kısmında kalan gerçek anlamda Old Town’un tam göbeği, ikincisi ise surların dışında olup Old Town’a kapılardan geçerek gireceğiniz bölgeler.

Birinci sınıf olan evler tabii ki diğerlerine göre daha pahalı. Surların dışında kalan noktalar ise daha uygun.

Ben booking.com üzerinden surların dışında kalan bölgede fiyat olarak uygun bulduğum bir odada kaldım. Ev sahibem oldukça nazik ve hoş bir kadındı, kendileri de aynı evin alt katında kalıyorlardı 🙂 Biraz tepede kalmasından dolayı çok güzel şehir ve deniz manzarası vardı. Sadece eve ulaşmak için biraz merdiven inip çıkmak gerekiyor ama şehir genelde merdivenlerden oluştuğu için bir süre sonra alışıyorsunuz 🙂 Konum olarak tercih edilebilir bir noktada.

https://www.booking.com/hotel/hr/blue-lagune.tr.html

İki gece toplam konaklama ücreti: 965 HRK

Dubrovnik Gezilecek Yerler:

Ploce Gate

Evet buraya kadar okuduysanız geldik asıl mevzuya, yani gezilecek görülecek yerlere 🙂

Benim Dubrovnik’te 1. gün uçakla geliş, 2. gün tam gün şehir, 3. gün uçakla dönüş şeklindeydi. Bu anlamda haftasonu için bile gelinip görülebilecek bir şehir. Ancak buraya kadar gelmişken Mostar’ı, Split’i, ve hatta Kotor ve Budva’yı görmek isterseniz buna göre bir rota çıkarıp tamamını da gezebilirsiniz. Benim üç günde spontane oluşan gezim aşağıdaki şekilde oldu:

  1. gün : Old Town ve Şehir Surları
  2. gün : Lokrum Adası
  3. gün : Game of Thrones Turu (Yerel Walking Tur)

1.Gün: Dubrovnik Old Town ve Şehir Surları

Old Town ve Şehir Surları

Şehre sabah erkenden indiğim ilk günümde Old Town ve Şehir Surları’nı gezmekle başladım kenti gezmeye. İnsan bir şehre yeni indiği anda bir anlık bir afallama, acaba nereleri gezsem diye bir panik anı yaşıyor sanki, en azından ben öyleyim 🙂 O ilk aşırı baskıcı gezme hırsımı üzerimden attıktan sonra şehrin dokusuna, bir tarafı denize diğer tarafı tepeye doğru yükselerek çıkan sokaklarına, cafelerine, merdivenlerden oluşan o kent mimarisine bir alıştım bir benimsedim ki sormayın 🙂

Önce şehri tepeden tırnağa sokak sokak arşınladım, zaten biraz turladığınızda genel olarak görülebilecek tüm yapıları ve meydanları görmüş oluyorsunuz, o yüzden acele etmeyin, tadını çıkarın 🙂 Sonra artık yeterince gezdiğime kanaat getirince de Şehir Surları’na çıkıp, kenti bir de tepeden görmüş oldum.

Tüm Old Town ve Şehir Surları lokasyonlarının google maps listesi için ise buyrunuz:

https://goo.gl/maps/g5DGMbLC8M9xEjUy7

Dubrovnik Old Town:

Daha önce de bahsettiğim gibi Old Town bölgesine üç ana giriş kapısından erişiliyor, şehrin en batısında Pile Kapısı(en çok kullanılan nokta); en doğusunda Ploce Kapısı, kuzeyinde ise Buza Kapısı bulunuyor. Benim kaldığım konukevi Ploce kapısına yakın olduğundan şehre Ploce Kapısı’ndan girerek gezmeye başladım.

Şehrin en fazla dikkat çeken yapıları ise şehrin ana caddesi olan Stradun Caddesi ile Sponza Sarayı, Saat Kulesi, Aziz Blaise Kilisesi, Rector Sarayı ve Orlando Sütunundan oluşan ana meydan; Pile Kapısı ile yakınındaki Onforio Çeşmesi ve Fransisken Manastırı; Ploce Kapısı ve yakınındaki Eski Liman ve Dominic Kilisesi ve Merdivenleri, son olarak ise Jesuit Merdivenleri ve Gundulic Meydanı’ndan oluşuyor.

Ploce Gate

Dubrovnik Eski Liman

Şehrin Doğu kapısı olan Ploce Gate‘den girmeden önce size harika kareler sunacak küçük bir köprüden geçiyorsunuz, bu köprüden Eski Liman‘a ait manzarayı doya doya görebilirsiniz. Ardından karşınıza ilk çıkacak yapı Dominic Kilisesi ve Merdivenleri. Game of Thrones’un bazı sahnelerinin de çekildiği bu mekanlarla tarihi dokuyu hissetmeye başlayabilirsiniz 🙂

Stradun Caddesi

Stradun Caddesi

Şehrin ana caddesi olan Stradun caddesi’nin bir ucu Ploce Gate’e doğru, diğer ucu ise Pile Gate’e doğru uzanıyor. Bu caddenin en keyifli yanı ise bol bol ara sokaklara sapmak, merdivenlerden bir inip bir çıkarak şehri keşfetmeye dalmak.

Şehir surlarını gezerken Stradun’a ait en güzel görüş açısını yakalayabilirsiniz, surlardan bakıldığında şehrin krokisi çok net gözüküyor 🙂

Sponza Sarayı, Saat Kulesi, Blaise Kilisesi ve Rector Binası

Sponza Sarayı ve Saat Kulesi

Stradun’a Eski Liman tarafından gelerek girdiğinizde karşınıza öncelikle sütunlardan oluşan Rector Binası çıkacak, hemen devamında ise Sponza Sarayı, Saat Kulesi ve Aziz Blaise Kilisesi‘ni içine alan ana meydana çıkmış olacaksınız. Tadilatta olduğu için göremediğim Orlando Sütunu da tam olarak bu meydanda bulunuyor.

Pile Gate

Pile Gate

Stradun’un boydan boya yürüdüğünüzde şehrin batı girişi olan Pile Gate‘e ulaşıyorsunuz. Bu kapıda şehrin kurtarıcısı olduğuna inanılan ünlü bir aziz heykeli ile birlikte, hem tarihi Dubrovnik bayrağı, hem de Hırvatistan bayrağı dalgalanıyor. Kapının hemen öncesinde ise Büyük Onforio Çeşmesi var. Üçüncü gün katıldığım walking tour’daki yerel rehberimizin yalancısıyım, tüm şehir bu çeşmeden doldururmuş sularını, çok eski dönemlerden beri insanların su ihtiyacını karşılayan bir öyküsü varmış.

Yine Pile Kapısı’nın yakınında Franciscan Kilisesi ve St Savior’s Kilisesi bulunuyor. Eski dönemlerden kalan inanışlara göre, St Savior’s Kilisesi şehri koruyan bir yapıya sahip. 1991’de yaşanan talihsiz bombalamada da hiç hasar almayan az sayıda binadan biri. Topun tam önüne düştüğü ve hala izinin bulunduğu noktayı da dikkat ederseniz görebilirsiniz.

Jesuit Merdivenleri

Jesuit Stairs

Pile kapısından biraz güneye doğru indiğinizde şehrin ana pazarının kurulduğu, lavanta kokuları içindeki Gundulic Meydanı‘na çıkabilirsiniz. Bu meydanın bir özelliği de Game of Thrones’un en meşhur sahnelerinden biri olan Cercie’nin Shame yürüyüşünün buradan başlayarak çekilmesi.

Bu sahnenin çekilebilmesi için öncelikle şehrin ana meydanlarından biri olan Gundulic Meydanı’ndaki tüm dükkanlar çekim süresince kapatılmış, ayrıca yeşil renkli pencereleri görülen tüm meskenler de çekim süresince pencerelerini tamamen kapalı tutmuşlar. Çekimlerle ilgili bu gibi bilgileri, yazının ilerleyen kısmında bahsedeceğim walking tour’da edindim.

Meydanı devam ettiğinizde Jesuit Merdivenleri ve yukarısında bulunan İgnatius Kilisesi‘ne ulaşabilirsiniz.

Dubrovnik Katedrali

Dubrovnik Cathedral

Gundulic Meydanı’na komşu olan Dubrovnik Katedrali şehrin en büyük yapılarından biri. Önündeki küçük meydanda kahvenizi yudumlayıp Old Town turuna bir ara verebilirsiniz 🙂

Dubrovnik Şehir Surları:

Dubrovnik City Walls

Old Town turu bittiyse, paraya kıyıp mutlaka yapmanız gereken 2 km’lik tüm şehri şevreleyen “City Walls” yürüyüşü sizi bekliyor. Yürüyüş sırasında şehri tepeden gördüğünüz için oldukça keyif alıyorsunuz.

Biletle birlikte Lovrijenac Kalesi‘ne de giriş hakkınız oluyor. Bu kalenin terasından şehrin surlarla çevrilmiş bütün halini gözleyebilirsiniz. Biletler ve saatler hakkında güncel bilgiyi aşağıdaki resmi sitesinden edinebilirsiniz:

https://www.wallsofdubrovnik.com/info-ticket-prices-working-hours/

City Walls bilet : 200 HRK

Bokar Tower ve Minceta Tower

Şehir surları gezinizde surlar üzerindeki iki gözetleme kulesi olan Bokar ve Minceta Kule’lerine çıkabilirsiniz. Özellikle top atışlarının yapılması için tasarlanan pencereler harika manzaralar sunuyor 🙂

Lovrijenac Kalesi

Lovrijenac Kalesi

Şehir Surları biletinize dahil olan kaleyi görmek için öncelikle surlar üzerindeki 2 km’lik yürüyüşünüzü tamamlayarak surlardan inmeniz gerekiyor. Pile Kapısı’ndan çıktıktan sonra Old Town’un surlar dışındaki tek tarihi yapısı olan Lovrijenac Kalesi‘ni ziyaret edebilirsiniz. Benim inanılmaz keyif aldığım bir yer oldu, çünkü bana göre en güzel Dubrovnik manzarasını sunan nokta burasıydı 🙂

Fort Bokar, Lovrijenac Kalesi ve önündeki koy ile tam anlamıyla King’s Landing oluyor bu arada:) Bu noktada çekilen birçok sahne olduğunu da hatırlatalım.

2. Gün: Dubrovnik Lokrum Adası

Lokrum Adası

Evet Dubrovnik’de birinci günü geçirdiniz, zaten bir avuç olan Old Town’u gezip, City Walls’da yürüdünüz, yediniz içtiniz. Eyvah bu kadar mıydı derken, ikinci gün ne yapacağınızı düşünüyorsunuz. Cevap: Çok yakında bulunan, gerçekten “cennet gibi” olan Lokrum Adası.

Adaya Ploce kapısı yakınında bulunan Eski Liman‘dan her saat başı kalkan, gidiş-dönüş toplam 150 HRK’ya hizmet eden feribot seferleri bulunuyor. Adada yerleşime izin verilmiyor, sadece görevliler kendilerine ayrılmış alanlarda yaşıyorlar. Onun haricinde ada tavuskuşları ve tavşanlara emanet edilmiş durumda 🙂 Yani adada kesinlikle konaklama yok ve son feribotla dönmek zorundasınız.

Adadan son feribot ise 18:00’de kalkıyor. Benim gibi 14:00 gidiş feribotuna binerseniz adaya doyamayabilirsiniz. Daha erken adaya gelerek, son feribota kadar adada aylanlanmak, bol bol yürüyüş yapmak harika bir his.

Lokrum Adası – Fort Royal

Adada bir kaç restoran olsa da, fazladan para harcamaya gerek yok. Çantanıza marketten içeceğinizi, birkaç atıştırmalığınızı alıp, harika manzaralardan birine yerleşip keyif sürebilirsiniz. Adaya gelmeden önce market olarak Konzum‘ları gördüğünüzde düşünmeden alışveriş için dalabilirsiniz.

Adaya indiğiniz noktadan itibaren görülmesi gereken yerler işaretlenmiş ve ada boyunca tabelalar yerleştirilmiş durumda. Bu anlamda tabelaları takip ederek tüm özel noktaları görebilirsiniz. Dönüşü benim gibi son dk’ya bırakıp kalp krizi geçirmeyin, son feribotu kaçırma korkusuyla 🙂

Görülmesi gereken noktalar zaten tabelalarda bulunsa da değinecek olursak:

  • Portoc Meydanı
  • Manastır Komplex‘i
  • Maximilian Bahçeleri
  • Deniz Kıyısı Kayalıklar (harika manzara)
  • Ölü Deniz (Dead Sea – on numara beş yıldız bir yer)
  • Charlotte Kuyusu (kuyunun kendisinde bir numara yok, ama yolu orman içi harika, yürüyüş için değer)
  • Botanik Bahçesi
  • Cennet Yolu (Yol giderken yokuş yukarı doğru olduğundan pek de cennette gibi hissetmeyebilirsiniz 🙂 )
  • Fort Royal (O yokuşu çıktığınıza şükredeceğiniz, adanın en yüksek noktasındaki harika manzaralı kale)

For Royal ile altın vuruşu yaptıktan sonra harika patikalardan Portoc Limanı’na dönebilirsiniz!

Feribot gidiş dönüş: 150 HRK

3. Gün: Dubrovnik’de Game of Thrones Turu Yapmaya Değer mi?

Öncelikle Valar Morghulis 🙂

Şehirde üçüncü ve sonuncu günümde eğer akşam uçağa binecek olmasaydım Mostar ya da Kotor’a gitmeyi deneyebilirdim ama kaçırılmaması gereken bir uçak olunca bu riski alamadım.

Şehre artık yavaş yavaş doymaya da başlayınca, acaba yapsam mı yapmasam mı diye çok kararsız kaldığım o “Game of Thrones & Dubrovnik History Walking Tour” a katıldım 🙂 Kalan vaktimi değerlendirmek açısından oldukça ideal oldu. Kesinlikle pişman olmadım, çok faydalı ve bilgilendirici bir yürüyüş oldu. Tur ise ünlü “Walk of Shame” sahnesinin çekildiği yer olan Jesuit Merdivenleri’nde son buluyor.

Toplamda 1,5 saat süren ve lokal bir rehberin eşliğinde tamamladığınız bu “Walking City Tour” lar, genelde Pile Kapısı’nda bulunan Onforio Çeşmesi‘nde kırmızı şemsiyeli bir görevlinin yanında toplanmanızla belirli saatlerde başlıyor. Ücretler oradaki görevliye peşin olarak veriliyor. Dilerseniz sitesinden online olarak da alabilirsiniz. Saatler ve genel bilgi almak için aşağıdaki resmi sitesini ziyaret edebilirsiniz:

https://www.dubrovnik-walking-tours.com/

Sadece GoT ya da sadece Dubrovnik şehir turları da var, ama ikisinin birleşimi benim oldukça hoşuma gitti açıkçası. Çünkü yerel rehberimiz bir yandan Dubrovnik’in genel tarihini ve yapılarını anlatırken, aynı zamanda bu noktalardaki çekilen sahneleri ve bu çekimlerin yapılmasında yaşanan zorluklar ve kısıtları da anlattı. Ben keyif aldım ve buraya kadar gelinmişken atlanmaması gereken bir aktivite olduğunu düşünüyorum. Kim King’s Landing‘i dinlemek istemez ki 🙂

Bu yürüyüş sırasında bu kadar turistik bir yerde şehri boşaltıp sahneleri çekmeyi nasıl başardılar sorusunun da yanıtını buluyorsunuz. Bir yandan da Yugoslavya’nın parçalanma sürecindeki yaşanan talihsiz olayları da öğreniyorsunuz.

Walking Tour ücreti: 150 HRK

Bu arada şehrin sokaklarında gezerken rastladığım ve gezi yazıma da adını veren çizimi şuraya bırakalım:

Dubrovnik’de Yeme İçme:

Dubrovnik yeme-içme açısından genel olarak pahalı bir şehir. Ancak birkaç günlüğüne bile gitseniz kendinize orta kararda sürekli takılacak yerler bulabilirsiniz. Benim foursquare taramalarım ve gezinmelerim sonucunda oldukça sevdiğim bir kaç yer aşağıdaki şekilde:

Kahvaltı: Lajk

Kesinlikle ve kesinlikle kahvaltı için gelinmesi gereken bir mekan. Merdivenli Dubrovnik sokaklarında keyifle oturup, gelip geçeni seyrederken kahvaltınızı yapabileceğiniz bir yer. Birkaç farklı kahvaltı set’i hazırlamışlar. Bir sonraki gün geldiğinizde de indirim uyguluyorlar 🙂 Sahipleri çok tatlış.

Kahvaltı ortalama ücreti: 80 HRK

Akşam Yemeği: Segreto Pasta & Grill

Çalışanlar çok kibar, mekan sevimli bir İtalyan restoranı. Ben oldukça yağmurlu bir akşamımda buraya kendimi atmıştım, içerde ısındım ısındım, kedi gibi kıvrılıp keyfini çıkardım mekanın. Fiyatlar Dubrovnik’e nazaran makul sayılabilecek ölçüde, en azından bir akşam kendinizi şımartabilirsiniz.

Akşam yemeği ortalama ücreti: 150-200 HRK

Kahve: Jazz Cafe Troubador

Old Town geziniz sırasında oturup soluklanabileceğiniz oldukça merkezi güzel bir mekan, akşamları da canlı Jazz müzik çalıyorlarmış ama benim fırsatım olmadı dinlemeye 🙂

Kahve ortalama ücreti: 17-25 HRK

Pub: Katie O’Conners Irish Pub Dubrovnik

Burası bana inanılmaz iyi ve keyifli hissettiren bir mekan oldu. Dubrovnik’te nerede oturdun deyince ilk olarak bu mekan ve bu mekanda oturup aylak aylak okuduğum kitaplarım aklıma geliyor 🙂 Dubrovnik’in o ara sokaklarını hissederek keyif almak için ideal bir mekan.

Bira ortalama ücreti: 30-50 HRK

Dubrovnik’de Başka Neler Var?

Gundulic Meydanı

Dubrovnik’te iki geceden fazla kalıyorsanız rotanıza mutlaka günübirlik bir gezi eklemelisiniz. Kotor, Budva, Perast ve Mostar en fazla tercih edilen noktalar arasında. Eğer Hırvatistan sınırları içinde kalmak isterseniz Split veya Elafiti Adaları seçenek olabilir. Benim seyahatim burada bittiğinden edindiğim bilgilerle tekrar gelebilmek ümidiyle bu noktalara selam ediyorum 🙂

Sonsöz:

Dominic Merdivenleri

Nisan ayında Dubrovnik’i ziyaret ettiğimde GoT dizi finaline son üç bölüm kalmıştı sadece, hatta oradayken izleyemediğim için döndüğümde iki bölümü birden izlemiştim. Yazımı yazdığım bu anlarda ise GoT’un bana ve de çoğu Got hayranına biraz sönük ve ulan böyle mi bitecekti dedirten finalinden sonra; “ahh Deanerys, ah be Khaleese n’aptın sen” demekten hala kendimi alamıyorum!.. 🙂

Keyifli seyahatler!

“Dubrovnik Gezi Rehberi: Sizin İçin King’s Landing Bizim İçin Dubrovnik” için 3 yorum

  1. Merhaba, Dubrovnik’e vizesi oldugu zamanda gitmistim. Ama nedendir bilinmez cok sevememistim. Biraz fiyatli bulmustim. Belki yeniden gitmekte fayda var. Paylasim icin tesekkurler.

    Beğen

    1. Biraz fiyatlı olduğu kesinlikle doğru, ama artık Avrupa’da nereye gitsek çok çok pahalı maalesef.. Nereye gidersem sevecek bir şeyler mutlaka bulmaya çalışıyorum:) o yüzden kendi açımdan yazmaya çalıştım, belki o tarafa tekrar yolunuz düşerse uğranabilir 👍🏻

      Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s