KİTAP, ROMAN, TÜRK YAZARLAR

ÇOCUKLUĞUN SOĞUK GECELERİ – TEZER ÖZLÜ

  • Yazar: Tezer Özlü
  • Sayfa: 65
  • Yayınlandığı Yıl: 1980
  • Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
  • Mekan: İstanbul/Ankara/Berlin

İlk kez Tezer Özlü okudum. İlk izlenimim hüzün, acı, ölüm, intihar, kafa karışıklıkları, aşk, yaşam, isyan arasında gidip gelen bir anlatım olduğu.. Hüznü ve gerçekten de o soğuk geceleri hissedeceğiniz bir roman olduğu için kötü zamanınızdaysanız biraz daha sarsıcı etkisi artabilir, bir kez daha düşünün 🙂

Tezer Özlü’nün bu otobiyografik romanı aynı zamanda da ilk romanı.. Kitap, ilk çocukluk günlerinden başlayarak, Avusturya Lisesi’nde okuduğu günlere, oradan Ankara’ya taşınmalarına, evliliklerine ve evliliklerinde aradığını bulamayışlarına, uzun yıllar birkaç kez üst üste kapanmak zorunda kaldığı sinir hastalıkları kliniklerine, bu kliniklerde yaşadığı sarsıcı tedavi yöntemlerine, elektroşoklara, yurtdışına gitmesi ve dönmesine, son olarak da İstanbul’daki Boğaz kıyısındaki evindeki yaşamına dek uzanıp gidiyor.

Hiç düşündünüz mü? Ölen bir insanı gerçekten bir kez daha görebilir misiniz? Ölen bir okula gidebilir misiniz? Ölen bir evde uyuyabilir misiniz? O yıllar öldü. O yılları bize öldürecek biçime yaşattılar. – Sy.24

Eski İstanbul’dan nostaljik anılar bulabileceğiniz bir eser olan “Çocukluğun Soğuk Geceleri” aslında aykırı yaşamış ve yaşamın kıyısında kalıp, kendisini hiç kimseye ve hiçbir yere ait hissedememiş bir kadının hikayesi. Tezer Özlü’nün kendi kaleminden tüm açıklık ve şeffaflığıyla kendi yaşamının öyküsü. Bu şeffaflığın her anlamda olduğunu da belirtmekte fayda var 🙂 Cinsel temalar ve kimileri için rahatsız edici olabilecek detaylar var, ama bahsedildiği gibi hayatını tüm şeffaflığıyla anlattığı için bu detaylar da kendi hayatının içinden kesitler.. Hayalet Oğuz karakteri değişik bir kafa örneğin 🙂

Kişisel ilişkilerinin dışında, kliniklerde yaşanan travmalar ve sarsıcı tedavi yöntemleri de oldukça açık ve sarsıcı anlatılmış. Bu kısımlar belki de en hüzünlenerek okuduğum kısımlar oldu. Hemşireler ve doktorlarla yaşanan detaylar ise belki de herkesin anlatmaya cesaret etmeyeceği detaylardır. Bu şeffaflık göz önüne alınırsa, yaşamını bu açıklıkta anlatabilmek bile cesaretinden ötürü bir insanı tebrik etmeye yeter sanıyorum ki.

Bunların dışında şahsi olarak kitabı okurken hissiyatım biraz kopuk kopuk olduğu yönünde. İsimleri (çoğunlukla takma adları kullanılmış), bu isimlerin Tezer Özlü ile yakınlıklarının ne derecede olduğunu, yılları ve mekanları takip etmekte ben biraz zorlandım. Ama zaten tek bir zaman ve olay çizgisinde yazılmak istenmiş bir kitap da değil, yazarın tarzı bu şekilde gibi hissettim. Bir sonraki kitabı olan “Yaşamın Ucuna Yolculuk”u okursam belki daha iyi muhakeme edebilirim bu durumu 🙂

Sanılanın aksine intihar ederek ölmemiş yazar. İntihar denemesi olmuş evet, ama aynı zamanda yaşamı da sevmiş, ölmek istememiş hiçbir zaman. Hatta intihar eden bir komşusu için şu sözleri söylemiş:

“Yalnızca bu mahallenin güzellikleri, yaşamak, yaşamın tadına varmak için yeterli. Onu ölümden alıkoymaya yetmeliydi bu doğal veriler” – Sy.62

Çocukluk benim için güzel hatırlanması gereken bir dönem, çocuklukta herşey güzel görünür çünkü insana, mutlu olmak kolaydır. Bu anlamda “Soğuk bir çocukluk dönemi” anlatılırken insan üzülmekten alamıyor kendisini..

Yıllar sonra, sabah karanlığında küçücük ilkokul çocuklarının belleğimden silemediğim vatan şiirlerini ezberleyerek, siyah giysiler içinde okula gittiklerini görünce, nemli İstanbul sokaklarında..

– Hiçbir yanlış değişmedi,

diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Bulutları dağıtmak, güneşi avuçlamak, çocuklarla tepelerde koşmak, ağaçları, rüzgarı, güneşi, yağmuru, insanları onlarla birlikte yaşamak istiyorum. – Sy.22

der yazar, çocukluk dönemini anımsadığında. Adeta birbirleriyle yarıştırırcasına, çocukluklarında hatırladıkları tek şeyin dört şıktan birini seçmek olmasını istercesine dayattıkları bu eğitim sistemini düşündükçe ben de üzülüyorum, ama bir çıkış arıyorum kendimce, umarım arada aldığımız soluklar çocuklarımıza güzel anılar biriktirmek için yetiyordur çocukluklarını anımsadıklarında..

Keyifli okumalar..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s